Uzaya Kebap Göndermek – Halit MİRAHMETOĞLU

0
225
uzaya kebap

Bugünün manşetlerinde uzaya gönderilen kebap vardı. İsviçre’deki bir restoran balona bağladıkları kebabı stratosfere göndererek bir ilke imza attı oysa daha önce peynirli börek de göndermiştik. Sırada kebabın yanında iyi gidecek şalgam ve börekle tadına doyulmaz ayran var sanırım. Reklam için her şeyin mübah olduğu günümüzde, düşük bütçe ile yapılabilecek güzel bir halkla ilişkiler çalışması olmuş. Aynı haberde Guinness rekorlar kitabına başvurulacağıyla ilgili bilgi yer alınca konuya açıklık getirmek için bir şeyler yazmak istedim.

Kebap gerçekten uzaya gitti mi?

Uzayın sınırı tartışması çok uzun yıllardır devam etmektedir. Sınır güvenliği açısından kara ve deniz sahasına ilaveten uluslararası hukuk açısından hava sahanlığında ülkelerin egemenliği devam eder. Yani nasıl bir ülkenin kara sahasına giriş-çıkış için vizenizi gümrük polisine ibraz etmek zorundaysanız, hava taşıtları için de bir ülkenin hava sahasını kullanmak izin ve ücrete tabidir. Peki bizim kebabımızın hiçbir ücret ödemeden diğer ülkelerin üzerinde salınması için ne kadar yükseğe çıkması gerekiyor? İlk uydu Sputnik’in 1957’de yörüngeye oturtulmasıyla fitili ateşlenen tartışmada uzaydaki egemenlik hakları ile ilgili onlarca uluslararası anlaşma imzalanmış durumda. Çeşitli tanımlar henüz tartışılmaya devam edilse de pek çok ülke tarafından kabul edilen sınır 100 km. Yani bir cismin uzaya çıkması için en az 100 km irtifaya ulaşması gerekiyor. Yüksek irtifa balonlarının en fazla 36-37 km ye çıktığı öngörüldüğünde size kötü haberi vermek zorundayım. Maalesef ne kebabımız ne de böreğimiz uzaya henüz çıkabildi.

Peki bizim kebabımız uzaya nasıl çıkar?

400 km irtifadaki Uluslararası Uzay İstasyonunda çalışan astronotlar, kimi zaman yıllar süren görevleri boyunca ihtiyaçları olan besinleri düzenli almalılar. Yer çekimsiz ortamda şöyle tavaya iki yumurta kırıp ekmeği banarak yemek pek mümkün olmadığı için hali hazırda pişmiş gıdalardan yararlanılır. Çoğu zaman sıcak su ekleyerek veya ısıtılarak yemeye hazırlanan besinler kullanılır. Bunun dışında servis modülünün gelişi astronotlar tarafından iple çekilir zira dünyadan taze meyve sebze takviyesi yapar. Görev süresi uzadıkça astronotların psikolojisi göz önünde bulundurularak kendi kültürlerinden besinler de menülerine eklenmiştir.

Italyan astronot Paolo Nespoli ile Pizza

Japon astronot Soichi Noguchi ile Sushi

Kanadalı astronot Chris Hadfield ile bir Meksika yemeği olan Burrito

Vücudumuzun ihtiyacı olan besinleri almanın ötesinde, yemek yemek sosyal bir olgudur. Saniyede 7 km den hızlı giden bir kapsülün içinde, hayatlarını tehlikeye atarak görev yapan astronotlar için günün hızlı temposunda nefes alabilecekleri bir platformdur. Yemeklerin çoğu oldukça pratik hazırlanıp elde yenilebilecek olmasına karşın astronotlar dünyada olduğu gibi çatal kaşıkla yemeyi tercih etmektedir. Bu nedenle yemek sehpalarını dizlerine cırtcırtlayıp meslektaşları ile oturur pozisyonda dünyadaymış gibi 3 öğün aynı sofrayı paylaşmaya dikkat eder.

Türk bir astronot veya kebap yemeden duramayan yabancı bir astronot bulamadığımız sürece kebap veya böreğimizin uzaya çıkma fırsatı şimdilik görünmüyor. Gelin biz kebap nasıl uzaya çıkar diye kafa yormak yerine nasıl uzay programı başlatırız; astronotları nasıl eğitir, onları uzaya nasıl göndeririz üzerine yoralım beyin hücrelerimizi. Düşünürken acıkırsanız bir kebap yiyip devam edin düşünmeye. Haydi afiyet olsun…

[Toplam:8    Ortalama:5/5]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin