Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimi

0
392
ağız ve diş sağlığı

İnsanların bedensel ve zihinsel sağlığı açısından ağız ve diş sağlığı çok önemlidir. Bugün birçok sağlık sorunun temel sebebinin, bazılarının tetikleyicisinin ağız ve diş hastalıkları olduğu bilinmektedir. Durum böyleyken ülkemizde ağız ve diş sağlığı hakkında toplum bilincinin çok alt seviyede olduğu hem gözlemler hem yapılan araştırmaların verileriyle ortadır. Fırça-macun kullanımı gibi temel bir gereksinimde bile oran çok düşüktür. İngiltere’de kişi başına yıllık 480 gr, İtalya’da 270 gr, İspanya’da 155 gr iken Türkiye’de 50 gramın biraz üstündedir. Ülkemizde evlerin yarısında diş macunu bulunmamaktadır. AB ülkelerinde diş fırçası kullanımında kişi başına yıllık 3 civarındayken, ülkemizde 3 kişiye bir diş fırçası şeklindedir.

Ülkemizde Ağız ve Diş Sağlığı

Nüfusumuzun % 40’ı dişlerini arada bir fırçalamakta, % 26’sı günde 2-3 kez fırçalamaktadır. Nüfusumuzun % 10’u diş hekimine hiç gitmemekte, % 43’ü ise 1 yıldan beri diş hekimine gitmemiştir. 6 yaş grubu çocuklarımızın süt dişlerinde çürük oranı % 70’in üstündedir. 12-13 yaş grubunda ise her 100 çocuktan 83’ünde çürük vardır. 30-34 yaş grubunda ise her 100 kişinin 97’sinde çürük dişler mevcuttur.

Ağız ve diş sağlığının genel sağlık açısından önemi çok büyüktür. Türk halkı sağlıklı dişlere sahip olmakla

· % 25 oranında güzel görünmeyi

· % 10’u kötü kokudan rahatsız olmamayı

· Sadece % 20’si sağlıklı olmayı amaçlamaktadır.

Bu iç karartıcı verilerin kişi başına gelirle ilgisi maalesef yoktur, durum tamamen toplumsal bilinçle ilgilidir. Diş fırçası, macunu, bakımı gibi birçok hastalığın önleyicilerine para ayıramayan toplumumuz akıllı telefonlara milyarlarca dolar harcayabilmektedir.

Ülkemizde, koruyucu diş hekimliği hizmetlerinin yerleştirilebilmesi ve tedavi edici diş hekimliği hizmetlerinin yaygınlaştırılabilmesi için ağız ve diş sağlığı konusunda gerçek anlamda köklü değişikliklere gereksinim vardır. Toplumuzun doğumdan itibaren düzenli diş hekimi kontrolüne gitmesi sağlanmalı, eğitim yolu ile ağız-diş sağlığı bilgileri arttırılmalı, toplumumuzda doğru tutum ve alışkanlıklar oluşturulmalı, koruyucu uygulamalar ile hastalıkların yaygınlık ve şiddeti azaltılmalı, tedavi edici diş hekimliğine başlama yaşı yükseltilmeli; bunları yaptığı takdirde yaşam kalitesinin yükseleceği toplum bilincine işlenmelidir.

Sistemik florür uygulamaları; içme suyunun florlanması, tuzun florlanması, sürün florlanması veya florür tabletlerin kullanımı şeklindedir. Florürlü diş macunları, florürlü gargara, koruyucu dolgular yapılmasıdır. Aileden ve okullardan başlayarak genel temizliğin önemi, ağız ve diş sağlığının önemi, beslenme ve diş sağlığı ilişkileri eğitimleri çocuk yaşlarda başlatılmalıdır. Bu eğitimlerle birlikte koruyucu sağlık hizmetlerinin verilmesi çok önemlidir. Hastalıklar ortaya çıktıktan sonra onları tedavi etmek uzun zaman alan, zahmetli ve pahalı bir iştir. Halbuki koruyucu ağız- diş sağlığı hizmetlerinin verilmesi ve kontrollerin düzenli yapılması sorunların ve hastalıkların oluşmasını önler. İsveç’te yıllar önce başlatılan koruyucu hizmetler ve sürekli ağız-diş sağlığı eğitimleri ile yeni nesilde diş çürüğü neredeyse sıfırlanmıştır. Özellikle genç nüfusu hedef alan eğitici ve koruyucu programlar acilen uygulanmalı, eğitim ile kişilerde ağız ve diş sağlığını koruma bilinci oluşturulmalı ve diş bakımının bir hayat tarzı olması sağlanmalıdır.

Ülkemizde diş hekimliğinde tedavi edici hizmetlerin yaklaşık % 70’i özel kurum ve kuruluşlarda yapılmaktadır. Çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına (Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur vb.) bağlı çalışanlar ve emeklilerin bakmakla yükümlü oldukları kişilerin tedavilerinde nitelik ve nicelik açısından yeterli olamadığı açıktır. Özel kurum ve kuruluşlardan hizmet alınması, sağlık harcamalarında rasyonellik-verimlilik sağlanabilirse yurttaşların hekim seçme özgürlüğü ve hizmete kolay ulaşımı yaygınlaştırılabilir. Bu sayede diş hekimine rahat ulaşabilen yurttaşlarda ağız-diş sağlığı bilinci kısa sürede oluşturulabilir.

Birtakım değişiklik ve imkanlarla toplumların tutum ve davranışlarını değiştirebilmek olanaklıdır. Yeter ki imkanlar sürekli ve akılcı olsun. Unutmayalım ağzımızın tadının bozulmaması sağlıklı ağız ve dişlerle mümkündür.

[Toplam:2    Ortalama:5/5]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin