Bilim İnsanlarının Gizza Piramidi’nde Keşfettiği Boşluk

1
236

Gizza Piramidi, Mısır’da 4500 yılı aşkın bir süredir ayakta durmaktadır. Firavun Keops (Khufu) döneminde yaptırılmış piramit, Antik Mısır mimarisinin önemli bir mirası olması ve mumya kalıntılarının izlerine ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür.

Asırlardır arkeologlar, Gizza Piramidi’ni keşfetmeye çalışmış ve Kral’ın odası, Kraliçe’nin odası ve Büyük Galeri’de büyülenmişlerdir. Günümüzde parçacık fiziği alanından bir teknik kullanılmıştır. Uluslararası bir araştırma ekibi, piramidin içini gözlemlemek ve neredeyse 30 metre uzunluğundaki taşların, Özgürlük Heykeli’nin başından topuğuna kadar, içindeki gizli “boşluğu” ortaya çıkarmak için kozmik ışık çarpışmaları yöntemini denemiştir.

ScanPyramids projesinin direktörü Mehdi Tayoubi:“Bunun bir tünel mi, bir çember mi, büyük bir galeri veya ona benzer bir şey mi olduğunu bilmiyoruz. O yüzden biz sadece ‘boşluk’ kelimesini seçtik çünkü boşluğun ne olduğunu henüz anlayamadık.” dedi.

Birçok arkeolog, çalışmaların Antik Mısırlılarla ilgili yeni bilgiler ortaya çıkarıp çıkaramayacağını düşündüler ve araştırma ekibine firavunun servetini büyük bir olasılıkla bulamayacaklarını hemen ilettiler. Onlara, boşluk diye adlandırdıkları boş alanın, büyük ihtimalle mimarların, odaların üstündeki ağırlığı azaltmak ve piramidin çökmesini engellemek için tasarladıkları ve bu olayı kanıtlayan antik yapıların bulunduğunu söylemişlerdir. Yine de bu çalışma, teknolojinin avantajları ile antik dünyadaki mucizeleri ve hayal gücünü daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.

Keops’un, M.Ö. 2509-2483 yılları arasında dördüncü hanedanlığın zamanında Mısır’ı yönettiği ve Mısır tarihinde daha önce görülmediği kadar büyük bir piramit yaptırdığı düşünülüyor. Arkeologların, Keops’a ait bulduğu tek üç boyutlu figür yalnızca 7.62 cm uzunluğundaydı. Bu figür, hakkında çok az şey bilinen firavunun, piramitleri nasıl yönettiğine ve kendi yaşamına dair bilgiler içeriyor. Piramidin yapıldığı Gizza bölgesi aynı zamanda iki farklı önemli piramide ve sfenkse ev sahipliği yapıyor.

2015’ten beri Dr. Tayoubi ile arkadaşları, şimdi ise mühendis ve fizikçilerden oluşan üç ayrı ekip, parçacık fiziği tekniğini kullanarak -müon tomografi- piramidin içini araştırıyorlar. Dr. Tayoubi: “Bir doktor X-ray cihazı ile neler yapabiliyorsa biz de aynısını piramit için yapmaya çalışıyoruz.” diyor.

X-ray cihazı yerine kullanılanlar müonlardır; bunlar, uzaydan gelen kozmik ışınlar ile Dünya’nın atmosferindeki parçacıkların çarpışması ile oluşan elektronların kendilerinden 200 kat ağır kuzenleridir. Çarpışmalardan düşen atıklar, Dünya’nın derinliklerine inebilecek zararlı parçacık bombardımanları oluşturmaktadır. Müonlar, maddeleri geçtikçe enerji kaybeder ve zayıflarlar yani ekipler, birkaç müon tespit ederse bunun anlamı müonların maddelerden geçtiğidir ama daha fazla müonu bir arada saptarlarsa parçacıklar ya boş bir alandan ya da daha az yoğun bir maddeden geçiyor demektir. Bu teknoloji, daha önce Nobel ödüllü Fizikçi Luis Alvares tarafından piramitlerde gizli odaların olup olmadığını araştırmak için Khafre Piramidi’nde 1960’larda kullanılmıştı. Müon dedektörünün hassaslığı geçtiğimiz on yıl boyunca artmıştır; bu dedektörlerden volkanların içini, yapısını görmek için de yararlanılmıştır, tıpkı radyasyona uğramış Fukuşima nükleer reaktörü gibi.

2016 yılında Dr. Tayoubi’nin arkadaşları, Kraliçe’nin odasında müon dedektöründen yararlanarak piramidin içinden geçen parçacıkları ölçtüler. Bilgiyi analiz ettiklerinde büyük galerinin üstünden geçip Kral’ın odasına giden uzun eğimli bir geçit buldular. Orada beklenenden çok daha fazla müonla karşılaştılar.Bir “boşluk” buldular.

İlk ölçümler, Nagoya Üniversitesindeki projenin bir parçası olan araştırmacılar tarafından yapılmıştır. Sonra iki ekip daha Scan-Pyramids projesi için çalışmaya başlamıştır; bunlardan biri Japonya, diğeri ise Fransa’dandır. Bu bilim insanları müon tomografisi ile olan anomaliyi doğrulamışlardır, piramidin dışında olsa bile. Bu keşif, araştırmacıların eski çalışmalarından elde ettikleri bulguları kapsar; eski çalışmalarında 2016 yılında bir piramidin kuzey yüzünde buldukları küçük bir boşluktur.

Christopher Morris, Los Alamos Uluslararası Laboratuvarında müon çalışmalarını yürüten kişi olsa da yapılan yeni araştırmalarda yer almamaktadır. Fakat Christoper Morris, bu çalışmaları “çok şaşırtıcı” bulmuş ve şöyle demiştir: “Bütün ekipler müon dedektörlerini kurmalı ve ödülleri toplamalıdır. Bunu yapabilecek diğer bütün fizikçiler bu başarıya ulaşamadı, kıskançlar.”

Arturo Menchaca-Rocha, Uluslararası Meksika Otonom Üniversitesinde bir fizikçidir. Müonları tespit etme metodunu kullanarak Meksika’daki Güneş Piramidi’ni Dr. Morris’ in teorisi ile araştırıp projedeki fiziğin bunu desteklediğini iddia ediyor ama arkeologlar bu çalışmadaki hataları konuşuyorlar.

Antik Mısır Araştırma Derneğinden eski bir Mısır bilimcisi olan Mark Lehner: “Piramitlerin içinde buldukları boş alanlar ve ‘boşluk’ özel veya yeni bir şey değil.” demiş ve şöyle devam etmiştir: “Gizza Piramidi cheddardan daha çok bir İsviçre peyniri gibi. Eğer orada bir tür oda varsa, ki ‘boşluğun’ dikliği bu konuda şüphe uyandırıyor, o açıda bir odada tarihi eser ve mezarların bulunması kulağa mantıksız geliyor.”

Mısır Devlet Bakanlığında çalışmış olan eski bir Mısır bilimcisi Zahi Hawass, Mısır Antika Bakanlığı tarafından yapılan işi değerlendirmek için bilim komitesinin başına atandı ve ‘boşluğu’ bulduklarını iddia edenler hakkında şunları söyledi: “Hiçbir şey bulamadılar. Hiçbir şey, zaten bu boşluklu yapılar yirmi yıldır biliniyordu. Bu kâğıt eski Mısır bilimi hakkında bir hiç. Sıfır!”

Müon tarama metoduyla piramitlerin iç yapılarını özellikle de şekil ve boyutunun anomalisini daha iyi bir şekilde ortaya çıkaracağını düşündükleri için Dr. Lehner ile Dr. Hawass taramaya devam edilmesine karar verdi. Hany Helal ( ScanPyramids projesinin direktörü) gelen eleştirilere şöyle bir yanıt verdi: “Bir mühendis bakış açısına göre Galeri’nin üstünde büyük bir ‘boşluk’ olmasının nedeni basıncı hafifletmek içinse bu, kulağa saçma geliyor.” Daha sonraki adımlarda yapının amacını anlamak için arkeologlarla aralarında uluslararası bir tartışma olacağını ve gelecekte bilim insanlarının “boşluk” hakkında daha çok bilgi sahibi olduğunda onu keşfetmek için drone kullanabileceklerini söyledi.

Ve sözünü şöyle tamamlar: “Biz burada bir ‘boşluk’ olduğuna eminiz. Şimdi bize izin verin de araştırmamıza devam edelim.”

Kaynak: Newyork Times

Çeviri: DELİ Bilim&Sanat Lise 2. Sınıf Öğrencisi Ali Kaan KILIÇ

[Toplam:18    Ortalama:5/5]

1 Yorum

  1. […] Uzaydan gelen parçacıklar, Mısır’ın en büyük piramidi olan Giza’daki Büyük Piramit’in derinlerinde bulunan gizemli bir boşluğun ortaya çıkmasına yardımcı oldu. Araştırmacılar keşfi, aslında sadece parçacık fiziği deneyleri için kullanılan yüksek teknolojili cihazlar kullanarak yaptılar. Detektörler, uzaydan gelip antik yapının kalın taşları arasından sızan parçacıkları araştırdılar. Bu arama, daha önce bilinmeyen bir boşluk veya deliği ortaya çıkardı. Bilinmeyen bu oda, yaklaşık 4500 yıllık Büyük Piramit’te 19. yüzyıldan bu yana keşfedilen ilk önemli yapıdır. Daha Fazla Bilgi İçin Tıklayınız. […]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin