Derdimiz Ortak: Çocuklarımız! – Selçuk Şirin

0
258
selçuk şirin

EN sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Herkes eğitim kötüye gidiyor diyor ama benim hâlâ umudum var.

Evet, hem “yerli ve milli” hem de evrensel göstergeler hep aynı şeyi söylüyor: Bizim çocuklar dünyadaki akranlarının gerisinde kalıyor. Veliler de bu durumu bildiği için endişeli. Ancak bu karamsar tabloya rağmen neden umutlu olduğumu yazının sonunda söyleyeceğim ama önce yeni çıkan verilere bakalım.

EĞİTİMDE EN ENDİŞELİ ÜLKE TÜRKİYE!

Uluslararası araştırma şirketi Ipsos’un “Gelecek 15 yıl içinde ülkenizdeki eğitim kalitesi iyiye mi gider kötüye mi?” sorusuna Türkiye’deki katılımcıların yüzde 48’i “Kötüye gider” cevabını vermiş. Araştırmaya katılan 28 ülke arasında bizden daha karamsar başka bir ülke yok. Bu veriler geçen ay Metropoll tarafından Türkiye çapında yapılan araştırmayla neredeyse birebir örtüşüyor. Metropoll’ün aylık nabız araştırma raporuna göre katılımcıların yüzde 41’i “Türkiye eğitim sistemi kötüye gidiyor” ifadesine onay veriyor. Eğitimin iyiye gittiğini düşünenlerin oranı yalnızca yüzde 26. Özetle, yurttaşların yarıya yakını eğitimin ne bugününden ne de geleceğinden memnun.

BU KARAMSAR TABLO BİR FIRSAT OLABİLİR!

Bu sonuçlar ebette sürpriz değil. Cumhurbaşkanlığı’ndan bakanlara, iktidardan muhalefete herkes durumun farkında. Eğitimde işler iyi gitmiyor. Çünkü yap-boz tahtası bile bizim eğitim sistemimizden daha yavaş değişiyor. Son 1.5 ayda üniversite giriş sistemi tam 5 kere değişti. TEOG gitti yerine her hafta ayrı bir sistem konuyor. Milyonlarca çocuğun hayatıyla bu kadar kolay oynayınca tabii ki ebeveynler karamsarlığa düşüyor. O nedenle hepimiz bu verileri bir uyarı olarak kabul etmeli, günlük siyasi tartışmaların ötesinde bir duruşla eğitim meselesine el atmalıyız. Eğitim gibi çetrefilli ve herkesi ilgilendiren bir sorunun çözümü için herkesin ama herkesin elini taşın altına koyması ve ortak çözüm bulması gerekmektedir. Eğitim ne tek bir yetkiliye, ne tek bir uzmana ne de tek bir bakanlığa bırakılamayacak kadar sınırları belli olan bir meseledir. Peki biz ortaklaşa sorunları çözme becerisine sahip bir ülke miyiz?

ÇOCUKLARIMIZ BİR ARAYA GELEBİLECEK Mİ?

Bu hafta OECD’nin açıkladığı Ortaklaşa Problem Çözme Testi sonuçlarına bakalım. Eğer eğitimde veriye dayalı çözümler arıyorsak işe bizim verilerimizle, Milli Eğitim Bakanlığı’nın topladığı bu verilerle başlamalıyız. İyi de OECD tüm üye ülkelerde, bizim eskilerin “takım çalışması” dediği “modası geçmiş” bir beceriyi, üstelik adına 21. yüzyıl becerisi diyerek neden ölçüyor acaba? Bunun temel nedeni modern dünyada hiçbir sorunun tek bir kişi tarafından çözülemeyecek kadar karmaşık olmasıdır. O nedenle önümüzdeki yüzyılda farklı kesimlerden gelen insanları ortak sorunlar etrafında buluşturan ülkeler ilerleyecek, farklılıkları sorun gören ülkelerse gerileyecektir. Meselenin bir de ekonomik boyutu var. Çünkü farklı dünyalardan gelen bireyleri ortak bir girişim etrafında bir araya getiremeyen toplumların ekonomik olarak bu yüzyılda rekabet etmesi mümkün değil. Şimdi veriye gelelim.

Kaynak ve Yazının Devamı…

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin