Edebiyat Notları – Geçiş Dönemi Türk Edebiyatı – Melik Fırat İLHAN

2
596
geçiş dönemi türk edebiyatı

Edebiyat Notları; sınavlardaki bütün edebiyat sorunlarını çözmek, okul notlarını yükseltmek, genel kültür edinmek isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsattır. Geçiş dönemi Türk edebiyatı notları içerisinde, dönemin en önemli sanatçıları ile ilgili önemli bilgiler yer almaktadır.

1. ÜNİTE: TÜRK EDEBİYATININ DÖNEM-KİŞİ-ESER ÖZELLİKLERİ

2. Bölüm: Geçiş Dönemi Türk Edebiyatı Özellikleri:

 A.1. Kronolojisi: Karahanlı Devleti’nin ( 840-1212), 920 yılında İslamiyet’i kabul etmesiyle başlamış, Anadolu Selçuklu Devleti Dönemi’nden itibaren Divan ve Tekke edebiyatına evrilmiştir. Dönemin eserleri 11. yüzyılda verilmiştir.

A.2. Dil Özelliği: İslamiyet’in etkisiyle çoğu dini terim olmak üzere Arapça, Farsça sözcük ve tamlamalar Türkçeye girmiştir. Türklerin farklı milletlerin yaşadığı coğrafyalara yerleşmesi; onlarla ticari, siyasi, askeri vb. ilişkileri geliştirmesi de Türkçeye yabancı sözcüklerin girmesine yol açmıştır. Yalın (sade) anlatım etkisini devam ettirmiştir.

A.3. Genel Özellikleri:

Türk edebiyatı, Arap ve İran edebiyatlarından etkilenmiş; aruz ölçüsü, mesnevi nazım biçimi ve beyit nazım birimi Türk edebiyatında ilk kez kullanılmıştır.
Dönemin eserlerinde genellikle dini karakter hakimdir.
Dönemin sanatçıları Yusuf Has Hacip, Kaşgarlı Mahmut, Edip Ahmet Yükneki ve Ahmet Yesevi’dir.
Geçiş Dönemi’nde Kaşgar’da çok canlı bir kültür ortamı oluşmuş, eserlerin çoğu burada verilmiştir.

A.4. Önemli Kişi ve Eserleri:

A.4.a. Yusuf Has Hacip – Kutadgu Bilig (Kutlu olma bilgisi):

Kutadgu Bilig’i 1069-1070 yıllarında Balasagunlu Yusuf Has Hacip yazmış ve Karahanlı Hükümdarı Tabgaç Uluğ Buğra Karahan’a sunmuştur. Has Hacip, başdanışman demektir. Buradan da anlaşılacağı üzere Yusuf Has Hacip’in bu eseri yazmasının temel sebebi devlet adamlarına öğütler vermektir. Bu yönüyle eser bir siyasetname örneğidir. Yusuf Has Hacip, bu eseri yazarken Firdevsi’nin Şehnamesi başta olmak üzere Platon ve Aristo’nun ideal devlet fikirlerinden esinlenmiştir.

Kutadgu Bilig; maddi dünyada devlet-servet-makam, manevi dünyada saadet-iç huzuru-mutluluk anlamına gelen, Türk devlet geleneğinde Tanrının kişilere armağanı olarak bilinen ‘kut’u insanların nasıl kullanması gerektiğini anlatan değerli bir kaynaktır.

Eserde devlet, ordu; din, felsefe; matematik, astronomi, tarım; edebiyat, görgü kuralları vb. üzerine pek çok derin konuşma vardır. Bu konuşmalarda ideal devlet, devlet adamı ve insanın nasıl olması gerektiği; bireysel ve toplumsal huzurun nasıl sağlanabileceği hakkında öğütler verilmiştir.

Kutadgu Bilig’de anlatım alegorik (temsili) ve didaktiktir. Kutadgu Bilig’deki konuşma ve tartışmalar
1. doğru yolu (kanun-adalet) temsil eden hükümdar Küntogdı
2. devleti (kut-saadet) temsil eden vezir Aytoldı,
3. aklı temsil eden vezirin oğlu Ögdülmiş
4. akıbeti temsil eden zahid Odgurmış arasında geçmiştir.

Kutadgu Bilig, Hakaniye Türkçesiyle, yalın bir anlatımla yazılmıştır. En zor konular bile çok kolay anlaşılacak biçimde ifade edilmiştir.

Kutadgu Bilig; Şeh-name vezni olarak bilinen fe’ulün / fe’ulün / fe’ulün / fe’ul kalıbı ve beyit nazım birimiyle yazılmış, 6645 beyitten oluşmuştur. Eserin sonunda 124 beyitlik üç kaside ve mesnevi içinde yeri geldikçe söylenmiş 173 dörtlük (maniye benzer) vardır.

Kutadgu Bilig’de daha çok yarım uyak, aliterasyon ve cinaslar kullanılmıştır. 173 dörtlük, yarım uyak, aliterasyon ve cinasların kullanılması eserde İslam öncesi Türk şiir geleneğinin sürdüğünün kanıtıdır.

Geçiş Dönemi’nde yazılan ilk eser olan Kutadgu Bilig; Türk edebiyatındaki ilk mesnevi, beyit nazım birimi ve aruz ölçüsünün kullanıldığı ilk eser, ilk siyasetnamedir.

Kutadgu Bilig’in üç nüshası vardır:
a. Viyana Nüshası: Uygur harfleriyle, 1439’da Herat’ta yazılmıştır. Tarihçi Hammer, İstanbul’da bulmuş ve Viyana Genel Kitaplığına armağan etmiştir.
b. Kahire Nüshası: Arap harfleriyle yazılmış ve Kahire’de bulunmuştur.
c. Fergana Nüshası: Arap harfleriyle yazılmış, nüshayı tarihçi Zeki Velidi Togan, Fergana’da bulmuştur.

Bu üç nüshayı karşılaştıran en değerli çalışmayı Reşit Rahmeti Arat yapmıştır.

A.4.b. Kaşgarlı Mahmut – Divan-ı Lügat-ı Türk:

Divan-ı Lügat-ı Türk’ü; Kaşgarlı Mahmut 1072 yılında yazmaya başlamış, 1074 yılında Bağdat’ta tamamlamıştır.

Soylu bir Türk olan Kaşgarlı Mahmut eserini Arapça yazmıştır. Amacı Araplara Türk kültürü ve Türk dili hakkında bilgi vermek (öğretmek), Türkçenin Arapça ve Farsçadan geri olduğunu düşünenlere de bu kanının yanlışlığını ispatlamaktır.

Divan-ı Lügat-ı Türk; Türkçenin ilk sözlüğü, ilk dilbilgisi kitabı, ilk edebiyat antolojisi ve Türk kültürünün ilk ansiklopedisidir.

Karahanlı Dönemi Türk ağızlarının zengin bir derlemesi olan eserde yaklaşık 7500 kelimenin Arapça karşılığı, anlam ve açıklaması verilmiştir.

Devrinin Türk folklor ve halk edebiyatı antolojisi sayılan Divan-ı Lügat-ı Türk’te 300’den fazla Türkçe sözcük ve deyime yer verilmiştir. Kaşgarlı Mahmut; Türkçe sözcük ve deyimleri açıklarken de 400 civarında dörtlük-atasözü kullanmış ile Alp Er Tunga için söylenmiş bazı destan örneklerini kullanmıştır.

Kaşgarlı Mahmut; Divan-ı Lügat-ı Türk’te kendi döneminde Türk boylarının yaşadığı Türk illerini gezip görerek bu boyların tarih, kültür ve edebiyatları hakkında önemli bilgiler vermiştir. Türkmen, Oğuz, Çiğil, Kırgız vb. Türk boylarının Türkçelerini tanıtmıştır.

Divan-ı Lügat-ı Türk’ün sonunda o zamanki Türk illerini gösteren bir harita da bulunmaktadır. Bugün elimizde bulunan eski Türk edebiyatı örneklerinin hemen hepsinin kaynağı bu eserdir.

A.4.c. Edip Ahmet Yükneki – Atabetü’l Hakayık (Hakikatlerin Eşiği):

Atabetü’l Hakayık’ı 12. yüzyılda Edip Ahmet Yükneki yazmıştır.

Atabetü’l Hakayık, devri içinde geniş yayılma alanı bulmuş dini-ahlaki-didaktik bir eserdir. Bu eseri manzum vaaz kitabı olarak niteleyenlerden de vardır.

Atabetü’l Hakayık, Hakaniye lehçesi ve aruzun fe’ulün / fe’ulün / fe’ulün / fe’ul kalıbıyla yazılmıştır. Eserde hece ve aruz ölçüsüyle dörtlük ve beyit nazım birimleri kullanılmıştır.

Atabetü’l Hakayık’ta İslami kitaplardaki düzen gereği Tevhid, na’t ile dört halife ve eserin sunulduğu Emir Sipehsalar’ın övüldüğü bölümler beyit; eserin ana metin bölümü dörtlük nazım birimiyle yazılmıştır.

Türk edebiyatında İslam inancını telkin eden ilk eser olan Atabetü’l Hakayık’ta işlenen bazı konular şunlardır:
a. Bilginin yararları, cahilliğin zararları
b. Cömertlik övgüsü, cimrilik yergisi
c. Alçakgönüllüğün erdemleri, kibirliliğin kötülükleri
d. Dünyanın geçiciliği

Atabetü’l Hakayık’ta, halkın anlayabileceği bir dilin kullanılması ve dini konuların ayet, hadis, vecizeler kullanılarak büyük bir beceriyle anlatılması eserin başarılarıdır. Konu başlıklarının Arapça verilmesi , yabancı dil unsurlarının gereksiz ve ahenksiz kullanılmasıyla imlada göze çarpan yabancılaşma da eserin başarısızlıkları olarak değerlendirilir.

Atabetü’l Hakayık’ın Uygur, Arap harfleriyle yazılmış iki nüshası dışında hem Uygur hem Arap harfleriyle yazılmış bir nüshası da vardır.

Bu eseri Necip Asım Yazıksız, Ayasofya Kütüphanesinde bulup dünyaya tanıtmış; Reşit Rahmeti Arat eserin üç nüshasını karşılaştırarak yayınlamıştır.

A.4.d. Ahmet Yesevi – Divan-ı Hikmet:

Türk tasavvufunun kurucusu ve ilk sufi olarak bilinen Hoca Ahmet Yesevi; çevresinde toplanan müridlerine dervişlik adabını öğretmek için manzumelerle seslenmiştir. Hz. Muhammed’in hayatı, İslam menkıbeleri, dünyanın geçiciliği, kıyametin yakınlığı vb. konuların işlendiği bu manzumeleri sıradan manzumelerden ayırmak için onlara hikmet denmiştir.

Tanrının, kulları tarafından bilinmeyen amacı demek olan hikmetler, bozkır halkının düşüncesini başarılı biçimde yansıtmış ve Ahmet Yesevi’yi geniş bir coğrafyada efsanevi şahsiyetler seviyesine yükseltmiştir.

Selçuklu akınlarıyla Anadolu’ya gelen hikmetler; Anadolu’da tekke edebiyatının doğuşunu sağlamış, Yunus Emre’yi yetiştirecek düşünce dünyası ve edebi ortamı hazırlamıştır.

Hakaniye Türkçesinin söyleyiş özelliklerini taşıyan hikmetlerin yalın, içten üslubu ve halkın duygularına tercüman olması onların kısa sürede dilden dile dolaşmasını sağlamıştır.

Sanat kaygısı güdülmeden söylenen hikmetler, tekke şiirinin ilk örnekleridir.

Atasözlerinin çok kullanıldığı hikmetlerde 4+3=7 ve 4+4+=12’li hece ölçüsü, dörtlük nazım birimi, yarım uyak ve redif kullanılmıştır.

Hikmetleri Ahmet Yesevi’nin ölümünden sonra müritleri yazıya geçirmiştir. Bu yüzden hikmetlerin çoğu orijinalliğini kaybetmiş ve Ahmet Yesevi’ye ait olmayan birçok hikmet de divana alınmıştır.

“Edebiyat Notları yayın hakları Fırat Hoca kitaplarına aittir. 5846 ve 2936 sayılı telif hakları yasası gereğince, tamamının veya herhangi bir bölümünün  yayıncısının izni alınmadan; elektronik, mekanik, fotokopi, faksimile ve herhangi bir kayıt sistemi ile çoğaltılması veya depolanması yasaktır.”

[Toplam:5    Ortalama:5/5]

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin