Edebiyat Notları – İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı – Melik Fırat İLHAN

0
866
islamiyet öncesi türk edebiyatı

Edebiyat Notları; sınavlardaki edebiyat sorularını çözmek, okul notlarını yükseltmek, genel kültür edinmek isteyenler için önemli ve farklı bir kaynaktır. İslamiyet öncesi Türk edebiyatı notlarında, dönemin özellikleri ile ilgili önemli bilgiler yer almaktadır.

1. ÜNİTE: TÜRK EDEBİYATININ DÖNEM-KİŞİ-ESER ÖZELLİKLERİ

1. Bölüm: İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı Dönemi Özellikleri

A.1. Kronolojisi: Türk tarihinin başlangıcından (Milattan önce), Türklerin Karahanlılar döneminde Müslüman oldukları 10. yüzyıla kadar geçen süreyi kapsar. Bu dönemde Türklerin göçebe yaşamları, edebiyatlarını da etkilemiş, sözlü edebiyat daha çok gelişmiştir.

A.2. Dil Özelliği: Dönemin sözlü ve yazılı eserlerinde arı (yabancı etkilerden uzak) ve sade (yalın) Türkçe kullanılmıştır.

A.3. Sözlü Edebiyat: Türklerin göçebe yaşam tarzlarından ötürü yazılı edebiyata göre çok gelişmiştir. Anonim karakter gösterir. Aprın Çor Tigin isimli bir şairin lirik şiirleri bilinmektedir. Kopuz denen saz eşliğinde söylenen şiirlerde aşk, özlem, ölüm, doğa güzelliği, yiğitlik ve milli duygular işlenmiştir.

  • Şiirlerde hece ölçüsü, dörtlük nazım birimi, yarım kafiye, cinas ve aliterasyonlar kullanılmıştır.
  • Şiirlerin uyak örgüsü şöyledir: İlk dörtlük abab veya aaab, sonraki dörtlükler cccb, dddb…
  • Şairlere kam, şaman, ozan, baksı ve oyun gibi isimler verilmiştir. Şairler aynı zamanda müzisyen, hekim, büyücü ve din adamı olarak sosyal hayatın içinde yer almıştır.
  • Şiirler genellikle dini karakter taşıyan sığır, şölen ve yuğ (yog) törenlerinde söylenmiştir.
  • Sığır: Tanrılara kurban edilecek totemleri yakalamak için düzenlenen sürgün avlarıdır. Totem, eski toplumların kendisinden türediklerine inandıkları, kutsal kabul ettikleri hayvan veya bitkilerdir. Oğuzların totemi sığır olduğu için bu törenlere sığır denmiştir. Bu av törenleri Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra dini özelliğini kaybederek devam etmiştir.
  •  Şölen: Totemlerin yılda bir kez Tanrı’ya kurban edildiği veya kağanların tahta çıkışını kutlamak için düzenlenen ziyafetli tören(toy)dir.
  • Yuğ (yog): Eski Türklerde ölen kişiler için düzenlenen ağlama ve matem törenleridir. Kelime anlamı ağlamaktır. Yuğdan sonra ölüyü gömmek için uğurlu bir gün beklenir ve o gün gelince ölü gömülürmüş. Ölünün mezarının çevresine dikilen, onun yiğitliği ve itibarı hakkında fikir veren mezar taşlarına balbal denmiştir. Türklerde yazı yaygınlaşınca balballara yazılmış, böylece balballar kitabe (yazıt) özelliği kazanmıştır. Orhun Yazıtları da balbal özelliği gösterir.
  • Dönemin sözlü edebiyat ürünleri koşuk, sagular, sav ve destandır.
    • Koşuk: Aşk başta olmak üzere ayrılık, hasretlik, hüzün, sevinç vb. konuların işlendiği şiirlerdir. Aşık tarzı Halk edebiyatında koşma, Divan edebiyatında gazelle konu yönünden benzerdir.
    • Sagu: Yuğ törenlerinde, ölen kişiler için söylenen hüzünlü şiirlerdir.
      Halk edebiyatında ağıt, Divan edebiyatında mersiyeyle konu yönünden benzerdir.
    • Sav: Ataların herhangi bir olay veya durum üzerine söyledikleri derin, sade ve özlü sözlerdir. Savlar başlarda manzum söylenmiştir.
      Halk edebiyatında karşılığı atasözü, Divan edebiyatında karşılığı darb-ı meseldir.
    • Destan: Sözlü edebiyatın en önemli ve uzun eserleridir. Manzum olarak ortaya çıkmış zamanla nazım, nesir veya nazım-nesir karışık anlatılmıştır.
      Doğal Türk destanlarındaki önemli motifler şunlardır:
      deniz, okyanus, su (hayat suyu-bengi su)
      ışık adam, kadın (kuğu kızlar)
      demir, ateş; yay, ok
      dağ, mağara, ağaç (hayat ağacı)
      hayvan ( gökbörü-kurt, at, kartal, geyik)
    • İslamiyet öncesi dönemin doğal Türk destanları şunlardır:
      Altay Türkleri: Yaradılış
      Saka (İskit) Türkleri: Şu, Alp Er Tunga
      Hun Türkleri: Oğuz Kağan, Attila
      Göktürkler: Ergenekon, Bozkurt
      Uygurlar: Türeyiş, Göç

      A.4. Yazılı Edebiyat: Bu dönemde yazılı edebiyat az gelişmiştir ve birkaç örneği vardır. Bunlar taşa kazınarak diktirilen yazıtlardır. 3 grupta incelenir:

      A.4.a. Yenisey Yazıtları: Kırgız Türklerine aittir. M.S. 6. yüzyılda yazdırılmış mezar taşlarıdır. Edebi değerleri yoktur.

    • A.4.b. Orhun Yazıtları: II. Göktürk diğer adıyla Kutluk Devleti dönemine aittir. M.S. 8. yüzyılda diktirilmişlerdir. Bugün Moğolistan sınırları içindeki Orhun Nehri kıyısına diktirildikleri için Orhun Yazıtları, Göktürklere ait olduğu için de Göktürk Yazıtları diye anılır. Orhun Yazıtları’na Orhun Abideleri veya Kitabeleri de denir.
    • Orhun Yazıtları’nın özelikleri şunlardır:
      8. yüzyılda 2. Göktürk (Kutluk) Devleti Dönemi’nde diktirilmiştir.
      1. yazıtı Vezir Tonyukuk adına 720 yılında Bilge Kağan diktirmiştir. Yazıtın metnini Tonyukuk yazmış ve metinde hatıralarını anlatmıştır.
      2. yazıtı Bilge Kağan savaşta ölen kardeşi Kül Tigin adına 732 yılında diktirmiştir.
      3. yazıt Bilge Kağan adına 735’te diktirilmiştir.
      Yazıtlarda Göktürklerin Çinlilerle mücadeleleri yalın ve etkili üslupla tasvir edilmiştir.
      Yazıtların üç yüzü Türkçe, 1 yüzü asimile olan Türkler için  Çince yazılmıştır.
      Yazıtlardaki Göktürk alfabesi, eski Süryani-Arami alfabesine dayanan Run yazı (Runik) tarzıdır.
      Yolluğ Tigin’in yazdığı abideleri, ilk kez 1893 yılında Danimarkalı Vilhelm Thomsen okumuştur. Rus alim Friedrich Wilhelm Radloff Rusçaya tercüme etmiş; Türkiye Türkçesine ilkin Necip Asım 1924’te aktarmıştır. Türkiye Türkçesine en başarılı çevirisini Talat Tekin yapmıştır.

      • A.4.c. Uygur Metinleri: Maniheizm ve Budizmi seçen Uygurların 9-10. yüzyıllarda Çince, Orta Farsça, Soğdça gibi dillerden çevirdikleri dini metinlerdir. Uygur metinleri, Irk Bitig hariç,  Uygur alfabesiyle yazılmıştır.
      • Altun Yaruk (Işık): Budizm öğretilerini benimsetmek amacıyla çevrilmiştir. Buda’nın yaşamından esinlenilmiş masalsı anlatımlı hikayeleri içerir. Hikayeler içinde en dikkat çekeni üç prensle aç parsın hikayesidir.
      • Prens Kalyanam Kara Papam Kara: İyi düşünceli tigin (prens) ile kötü düşünceli tiginin mücadelesini anlatan bir masalsı hikayelerdir. Çinceden çevrilmiştir.
      • Kuanşi im Pusar: Sıkışık zamanlarında ruhani bir kahramandan yardım isteyen çeşitli varlıklarla onlara yardım eden ruhani kahramanın karşılıklı konuşmalarını içeren hikayedir.
      • Sekiz Yükmek: Budizm’in dini-ahlaki yaşam pratiği hakkında bilgi vermek amacıyla Çinceden çevrilmiştir.
      • Irk Bitig: Göktürk alfabesiyle yazılmış bir fal kitabıdır. Günümüz Anadolu’sunun bazı bölgelerinde fal veya büyü işleriyle uğraşan kişilere bitikçi denmektedir.

B. İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı Dönemi ile İlgili Bilgi Alınabilecek       Kaynaklar

  1. Orhun Yazıtları: Göktürk Dönemi Türk dili, alfabesi, edebiyatı; devlet gelenekleri, toplum yapısı vb. birçok konu hakkında bilgi edinilir.
  2. Uygur Metinleri: Uygur Dönemi Türk dili, alfabesi, edebiyatı; kültür ve toplum yapısı vb. birçok konuda bilgi edinilir. Bu metinler  eski Türk şiiri türleri ve nazım biçimleri hakkında bilgi edinilmesi bakımından ayrı öneme sahiptir.
  3. Doğal Destanlar: Eski Türklerin dil, edebiyat, inanç, yaşam tarzları, toplum yapısı vb. birçok konuda bilgi edinilir.
  4. Çin Kaynakları: Toba çağı kaynakları, Chou sülalesi ve Sui sülalesi resmi tarihlerinde İslam öncesi Türk toplumları hakkında birçok konuda bilgi edinilir.
  5. Kutagu Bilig: Geçiş Dönemi Türk edebiyatı eseri olan Kutadgu Bilig’ten eski Türk töresi, devlet ve toplum geleneği, eğitim sistemi; Türk dili, eski Türk şiiri vb. birçok konuda bilgi edinilir. Kutadgu Bilig de birçok eski mani örneğine yer verilmiştir.
  6. Divan-ı Lügat-ı Türk: Geçiş Dönemi Türk edebiyatı eseri olan  Divan-ı Lügat-ı Türk’ten Türk dili, edebiyatı, özellikle eski Türk şiiri hakkında pek çok bilgi edinilmektedir.
  7. Atabetü’l Hakayık: Geçiş Dönemi Türk edebiyatı eseri olan manzum ahlak kitabı Atabetü’l Hakayık’tan eski Türk dili ve şiiri hakkında pek çok bilgi edinilmektedir.
  8. Codex Cumanicus: Karpatlar ve Ural Dağları arasında yaşayan Kıpçakların dili ve edebiyatları hakkında bilgi edinilen bu eser, bilinen en eski Türk bilmecelerini içerdiği için çok önemlidir.
  9. Kitab-ı Dede Korkut: 15. yüzyılda yazıya geçirilen bu eserden Oğuz boyların kültürleri, özellikle dil ve şiirleri hakkında çok değerli bilgiler edinilmektedir.

Konunun Devamı: Geçiş Dönemi Türk Edebiyatı

“Edebiyat Notları yayın hakları Fırat Hoca Kitapları’na aittir. 5846 ve 2936 sayılı telif hakları yasası gereğince, tamamının veya herhangi bir bölümünün  yayıncısının izni alınmadan; elektronik, mekanik, fotokopi, faksimile ve herhangi bir kayıt sistemi ile çoğaltılması veya depolanması yasaktır.”

[Toplam:4    Ortalama:5/5]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin