Edebiyat Notları – Söz Sanatları – Melik Fırat İLHAN

0
117
edebiyat notları

Söz sanatları veya edebî sanatlar, anlatılmak istenenin kelimelerin basit anlamlarının dışına çıkılarak farklı ifade edilmesine denir. İfadeye zenginlik katabilir, etkiliğini artırabilir veya az sözle çok şey anlatabilir.

Söz Sanatları

  1. Benzetme (Teşbih): Anlatımı belirgin kılmak için iki varlıktan-benzetmeye konu olan yönüyle-zayıf olanı(benzeyen), güçlü olana (benzetilen) benzetmektir. Benzetmenin, benzeyen, benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı olmak üzere dört ögesi vardır.
    “Kızımız kuzu gibi sevimlidir.” ->
    Kızımızbenzeyen, kuzubenzetilen, gibib.edatı, sevimlidirb. yönü
    Güzel Benzetme (Teşbih-i Beliğ): Benzeyen ve benzetilenin kullanılmasıyla yapılan sanattır.
    “Pamuk elleriyle yüzümü okşadı.”
    pamukbenzetilen, elleriylebenzeyen
  2. İstiare (Eğretileme): Bir sözcüğü başka bir sözcüğün yerine benzetme amacıyla kullanmaktadır. İstiarede ya benzeyen ya benzetilen kullanılır, ikisi aynı anda kullanılmaz. Açık ve kapalı istiare olmak üzere iki türü vardır.
    2.a. Açık İstiare: Benzetilenin kullanılıp, benzeyenin kendisinin değil onu çağrıştıran özelliklerin söylenmesiyle yapılır.
    “Kurban olayım beşikte yatan kuzuya”
    beşikte yatan – benzeyen öz.kuzuya  benzetilen
    “Böyle çakallarla ticaret yapılmaz”
    çakallarla – benzetilen, ticaret yapılmazbenzeyen öz.
    2.b. Kapalı İstiare: Benzeyenin kullanılıp benzetileni çağrıştıran özelliklerin söylenmesiyle yapılır.
    “Umutcan homurdanarak evden çıktı.”
    Umutcanbenzeyen, homurdanarakbenzetilen (ayı) öz.
  3. İntak (Konuşturma): İnsan dışındaki varlıkların, insan gibi konuşturulmasıyla yapılan sanattır.
    “Horoz, tilkiye:’Birazdan avcı gelir.’ dedi”.
  4. Kişileştirme (Teşhis): İnsan özelliklerinin insan dışındaki varlıklara verilmesiyle yapılan sanattır. Bu sanat bir kapalı istiare türüdür ancak Türk edebiyatında buna kişileştirme denir. ÖSYM de bunu şu ana kadar hep kişileştirme olarak sormuştur.
    Bu tarihi bina yıllardır umutsuz biçimde birinin kendini restore etmesini bekliyor. Bu cümlede bina kişileştirilmiştir.
  5. Hüsn-i Talil: Bir şeyin olağan sebebini söyleyiş güzelliği yaratmak için başka bir sebeple ifade etmektir.
    “Gül senin güzelliğinden utanıp yeşil yaprakların ardına gizlendi.”
  6. Abartma (Mübalağa): Bir şeyi olduğundan az veya fazla göstererek yapılan sanattır. Türklerin milli sanatıdır.
    “Âlem sele gitti gözümün yaşından.”
  7. Tariz: Bir kişiye iltifat gibi söylenen bir sözün tersinin kastedilmesiyle yapılır. Sataşma amacı taşır.
    “Senin sırma saçların kimsede yok.” cümlesini kel birine söylenmesi tarizdir.
  8. Tecahül-i Arif: Bilip bilmezlikten gelme sanatıdır. Bu sanatın amacı muzipliktir. ÖSYM istifham sanatını da tecahül-i arif olarak sormuştur.
    “Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz”
  9. İstifham: Sözcük anlamı soru sormaktır. Şairin hüzün, hasret, hayret, öfke gibi duyguların etkisiyle cevabını bildiği soruları sormasıdır.
    “Ben mi çıldırmışım, sen mi delirdin
    Yalvaran sesimden bu kaçışın niye”
  10. Tevriye: Bir sözcüğün hem sesteşiyle hem özel ad biçimiyle anlamlı olacak biçimde kullanılmasıyla yapılan söz sanatıdır.
    “Aya baktım seni gördüm
    Sana baktım ayı gördüm”
    İkinci dizedeki ayı sözcüğü sesteşlik özelliği kullanılarak hem gök cismi “ay” anlamında iltifat, hem “ayı” hayvanı anlamında hakaret içerecek biçimde tevriyeli kullanılmıştır.
    Örnek: Bağdatlı Ruhi, Fuzuli ile yürürken yolda yatan bir köpeği gösterip Fuzuli’ye takılmak için “Bu köpek de burada fuzuli” demiş. Bunun üzerine Fuzuli ” Vur kıçına tekmeyi çıksın ruhi” diyerek taşı gediğine koymuş.
  11. Kinaye: Bir sözü hem gerçek hem mecaz anlama gelebilecek biçimde söyleyip mecaz anlamı kastetmektir.
    “Ağaç yaşken eğilir.”
    “Hamama giren terler.”
    “Atılan ok geri dönmez.”
  12. Tezat: Bir varlığın aynı duygu veya düşünce etrafında iki zıt özelliğinin kullanılmasıyla yapılan sanattır.
  13. Telmih: Bir şiirde mitolojik veya tarihi olayların, kişilerin hatırlatılması amacıyla yapılan sanattır.
    “Bu adamda Eyüp sabrı var.” cümlesinde Eyüp peygambere gönderme yapılmıştır.
  14. Tenasüp: Aralarında ilgi bulunan iki veya daha fazla sözcüğün bir arada kullanılmasıyla yapılan sanattır.
  15. Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması): Bir sözcüğü benzetme ilgisi olmadan başka bir sözcüğün yerine kullanmaktır.
    “İstanbul, Formula 1 yarışlarının heyecanını yaşıyor”
  16. İrsal-i Mesel(Ad Aktarması): Bir şiirde atasözlerinin veya ünlü vecizelerin kullanılmasıdır.
    “Allah’a sığın sessiz kişinin gazabından
    Zira uysal atın çiftesi pek olur.”
  17. Cinas: Sesteş sözcüklerin dize sonlarında birbirleriyle uyaklı olacak biçimde kullanılmasıyla yapılan sanattır. Cinaslı uyak olarak da bilinir.
    “Karşımda duran yüce dağlar
    Ayrılık yüreğimi dağlar”
  18. Aliterasyon: Bir şiirde asıl temayla ilgili sözcüğün ünsüzlerinden birinin çok kullanılmasıyla yapılan sanattır.
    “Dest busi arzusiyle ger ölürsem dostlar
    Kuze eylen toprağum sunun anunla yâre su”
    1991 ÖYS’de sorulan bu dizelerde su sözcüğündeki s ünsüzü suyu vurgulamak için çok kullanılmıştır.
  19. Asonans: Bir şiirde asıl temayla ilgili sözcüğün ünlülerinden birinin çok kullanılmasıyla yapılan sanattır.
  20. Akrostiş: Bir bendin veya şiirin dizelerindeki ilk harflerin yukarıdan aşağı okununca isim çıkacak biçimde düzenlenmesi sanatıdır. Sezai Karakoç’un “Mona Roza” şiiri en başarılı örneklerdendir.
  21. Tekrir (Yineleme): Bir sözcüğün çok tekrarlanmasıyla yapılan sanattır.
  22. Nida (Seslenme): Seslenme ünlüleriyle yapılır.

Not: Bir ifadede birden fazla söz sanatı yapılabilir.

“Edebiyat Notları yayın hakları Fırat Hoca Kitapları’na aittir. 5846 ve 2936 sayılı telif hakları yasası gereğince, tamamının veya herhangi bir bölümünün  yayıncısının izni alınmadan; elektronik, mekanik, fotokopi, faksimile ve herhangi bir kayıt sistemi ile çoğaltılması veya depolanması yasaktır.”

[Toplam:2    Ortalama:5/5]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin