Eğitimi Dert Edelim – Selçuk ŞİRİN

0
34
selçuk şirin

Nüfusunun yarısı gençlerden oluşan Türkiye’nin bu yüzyılda iddialı olması çocuklarını daha iyi eğitmekten geçiyor.

O nedenle gelin bu eğitimi dert edelim. Sorunları ve reform önerilerini masaya yatıralım. Tartışmayı açmak adına ben eğitimde reform önerilerimi şu 7 başlık altında toparladım.

VERİYE DAYALI KARAR VERME PRATİĞİ

Türkiye’de eğitimin pek çok sorunu var ama bana göre en can alıcı sorunumuz reform yapma pratiğimizin verilerden bağımsız olması. Sorun tespitinden çözüm arayışına, alternatif çözümleri yarıştırmaktan her bir çözümün etkinlik analizine dair her aşamada kararlar verilerle alınmalı. Her akla gelen uçuk fikrin reform diye tüm sisteme uygulanması değil, farklı çözüm önerilerinin pilot uygulama ile yarıştığı ve yalnızca sınanmış ve başarısı kanıtlanmış uygulamaların tüm sisteme yayıldığı bir reform anlayışından bahsediyorum.

OKULÖNCESİ EĞİTİM SEFERBERLİĞİ

Eğitim üzerine yapılan araştırmaların en net sonuçlarından biri, okulöncesi eğitimin geri dönüşünün en yüksek yatırım olduğu gerçeği. Maalesef bu alan bizim eğitim sistemimizin en sorunlu olduğu alan. Türkiye, okulöncesi eğitime katılımda AB ülkeleri arasında açık ara son sırada! Türkiye’nin eğitim reformu öncelikleri içerisinde en kalıcı sonucu verecek girişim kaliteli okulöncesi eğitimi tüm ülkede zorunlu kılmaktır. Bunun için okulöncesi eğitim öğretmeni yetiştirmekten müfredat geliştirmeye kadar her alanda ciddi bir yatırım yapılması kaçınılmaz.

ÖĞRETMENLİK PROFESYONEL BİR MESLEK OLMALI

Öğrenci başarısını etkileyen en önemli okul faktörü öğretmenlerin kalitesidir. Bina, eğitim kaynakları ya da müfredat değil, öğretmen! Finlandiya’daki eğitim mucizesinin anahtarı budur. Öğretmenin seçimi, eğitimi ve sosyoekonomik statüsünü yükseltmeden yapılacak her yatırım boşa kürek çekmektir.

MERKEZİ YÖNETİMDE ESNEKLİK

Türkiye PISA’ya katılan ülkeler içinde eğitim alanında hem kaynak hem de müfredat belirlemede en merkezi sisteme sahip ülke. Japonya, Güney Kore, Şanghay ve Hong Kong gibi PISA’da zirvede olan eğitim sistemlerinde okul yöneticileri ve öğretmenler pek çok alanda karar verici konumda görev yapıyorlar. Türkiye’de de bakanlık bürokratlarının elinde olan yetkilerin bir kısmını okul yönetimlerine aktarmadan yerel sorunların üstesinden gelmek mümkün değildir.

DEZAVANTAJLI ÖĞRENCİLERE KÜÇÜK SINIF

 OECD ülkeleri arasında fakir öğrencilerin sayısı arttıkça sınıfların kalabalıklaştığı tek sistem bize ait. Türkiye, OECD ülkelerinin çoğunluğunda olduğu gibi sosyoekonomik açıdan dezavantajlı öğrencilerin gittiği okullarda sınıf mevcudunu düşürmeli.

STEM SEFERBERLİĞİ

Ülkemizde bilim, teknoloji ve inovasyonun geleceği açısından en endişe verici durum fen ve matematik alanlarında üst seviyede başarı gösteren öğrencilerimizin neredeyse hiç olmamasıdır. Fen ve matematik alanları bilgi ekonomisinin dinamosu. Bu alanlarda ileri seviyede eğitim veren okullarımızın sayısını ve niteliğini gözden geçirmemiz kaçınılmaz. Dünyadaki STEM (fen, teknoloji, matematik, mühendislik eğitimi) reform girişimini bizim de acil olarak ulusal bir kampanyayla ülkenin her yanına ulaştırmamız gerekiyor.

Kaynak ve Devamı…

[Toplam:1    Ortalama:5/5]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin