Erken Çocuk Eğitiminin Faydaları – DR.Can Fuat GÜRLESEL

0
167
çocuk eğitimi

Erken Çocuk Eğitimi hem dünya hem Türkiye’de giderek daha çok önemsenen ve ihtiyaç duyulan bir eğitim haline gelmektedir. Erken Çocukluk Eğitimi’nin (EÇE) amacı

* çocukları yaşatmak

* onların büyüme ve gelişmelerine destek olmak

* bakımlarını sağlamaktır.

Erken yaşlar (0-6) gelişimin (bilişsel, sosyal, duygusal ve fiziksel) en hızlı olduğu yıllardır. Çocuklar belirli genetik potansiyel ile doğmaktadırlar ancak bu potansiyeli en üst noktasına kadar kullanabilmek çocuğun çevresinin onun gelişimine ne denli destek verdiği ile yakından ilgilidir. Erken çocuk eğitimi çocuğa uyarıcı bir çevre sağlayarak onun gelişimini olumlu etkilemektedir. Sosyal ve ekonomik şartlar açısından elverişsiz ortamlarda yaşayan çocuklar ortama bağlı kısıtlamalardan dolayı genetik potansiyellerine ulaşamayabilirler. Bu hedef kitle için ortama bağlı kısıtlamaları kaldırmak, destekleyici kaynakları arttırmak önemlidir. Bu, EÇE programları ile gerçekleşebilmektedir.

Erken çocuk eğitimine önem verildiğinde kız çocuklarına yönelik ayrımcılığın üstesinden gelinebilmekte ve ailelerin kız çocuklarının yetenek ve geleceği ile ilgili görüşlerinin değişmesi sağla-nabilmektedir. Bu durum kız çocukların da hem okula daha iyi hazırlanmaları hem okulda başarılı olmalarını sağlamaktadır. Bu da kızların çoğunun okula gitmesi ve yetişkinlikte üretken bir konuma gelebilmesi demektir.

Erken çocuk eğitiminin bir başka önemi ise gelişimi okullaşmayla ve daha sonrası ile ilişkilendirmesidir. Okul öncesi devrede hem çocuk hem ailesi okula hazır olursa çocuk okula hazır başlayacak bu da onun okula devamını ve başarısını, yaşamda da ilerlemesini sağlayacaktır.

Dünyada sosyal ve demografik şartlar sanayileşmeyi ve kadının iş gücüne katılımını getirmiştir. Bu bağlamda kadın çalıştığında çocukların bakımı için destek almak önemli hale gelmiştir. Dünyada durum bu iken Türkiye’de çalışan kadın sayısı çok yüksek değildir. EÇE hizmetleri çalışan kadınların ihtiyaçlarını karşıladığında hem daha çok kadın iş gücüne katılabilecek hem çalışırken çocuğu bakılan kadının doğal olarak verimliliği artacaktır. İnsani gelişmişlik ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki insani gelişmeyi doğrudan etkileyen erken çocuk eğitimini de önemli kılmaktadır.

Erken çocuk eğitimi çocukların gelişmelerinin ilk yıllarında beslenmesini, sağlığını, bilişsel gelişimini ve sosyal etkileşim becerilerini geliştirmeyi amaçladığından EÇE ile insani gelişim arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Kapsamlı ve nitelikli bir EÇE uygulaması toplumun eğitim düzeyini yükseltecek, daha sağlıklı olmasını sağlayacak, toplumsal uyuma ve buna bağlı olarak beşeri sermayenin güçlenmesine imkan sağlayacaktır. Araştırmalar göstermektedir ki okul öncesi dönemde insan sermayesine yapılan yatırımların getirisi çok yüksektir. Yaş ilerledikçe okul çağı sonrasında insan sermayesine yapılan yatırımların getirisi giderek düşmektedir. Bu durum, insani gelişme ve ekonomik büyüme için insan sermayesine yatırımın erken çocukluk dönemlerinde yoğunlaştırılması gereğini ortaya koymaktadır.

EÇE Programları’nda beş farklı yaklaşım bulunmaktadır:

* kurumsal temelli hizmetler

* ev temelli hizmetler

* topluluk kalkınmasını sağlamak

* kurumları güçlendirmek

* bilinç ve talep yaratmak.

Erken çocuk eğitimi politikaları belirlenirken tek bir yaklaşıma bağlı kalınmaması ve bu birbirini tamamlayan beş programın birlikte devreye konması erken çocuk eğitimi sisteminin etkinliği açısından önemlidir. Politikalar tek bir hedefe yoğunlaştığında etkili bir sistem kurulamamaktadır.

Dünyada Erken Çocukluk Eğitimindeki Gelişmeler

Dünyada EÇE programlarının fayda-maliyet analizlerine ilişkin olarak yapılmış birçok çalışma vardır. ABD’de Abecedarian ve Perry Okul Öncesi Projeler ile igili analizlerde Perry Okul Öncesi Projesi için yatırılan her dolara karşı alınan dolar 7, Abecedarian Projesi için ise 4’tür. Bolivya’da büyük kentlerin gecekondu bölgelerinde yaşayan çocukları hedefleyen PIDI programının fayda-maliyet oranı 2.26 olarak bulunmuştur. Mısır’da gerçekleştirilen bir araştırmada oran 1.20 ile 5.81 arası bir yelpazeye yayılmıştır. Yine Ürdün’deki araştırmada oranlar 1.49 ile 3.06 arasında gerçekleşmektedir.

Uluslararası alanda erken çocuk eğitiminin önemi giderek artmaktadır. Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası, insani gelişmişlik temelinde erken çocukluk gelişimine ve eğitimine çok önem vermekte ve finansman olanakları sağlamaktadır. Ülkelerin uygulamalarında da önemli gelişmeler görülürken uygulamaların birbirlerinden farklılık taşıdıkları gözlenmektedir. AB ülkeleri arasında da bu farklılık görülebilmektedir. Erken çocukluk eğitiminde hedef kitle farklı yaş grupları olmakla birlikte öncelik okul öncesindeki 4-6 yaş grubu olmaktadır. EÇE hizmeti çoğunlukla kamu tarafından karşılanmaktadır ve temel eğitim hizmetinin dışında ayrıca ve yine çoğunlukla kamu tarafından zorunlu olarak sunulmaktadır. Hizmetlerin finansmanında da çoğunlukla kamu kaynakları kullanılmaktadır. Hizmetlerden yararlanma oranları bazı ülkelerde 3-5 yaş grubu için yüzde 100’e yaklaşmıştır. Gelişen ve az gelişmiş ülkelerde ise bu oran düşmektedir. EÇE hizmetleri kamu tarafından zorunlu olarak sunulmakla birlikte, çoğu ülkede katkı payı veya benzeri isimler altında bir ücret alınmaktadır. Bu ücret ödenebilir ve sunulan hizmetlerin bir kısmını karşılayacak nitelikte olmaktadır.

EÇE hizmetleri daha çok kurumsal model ile sunulmaktadır. Bununla birlikte bu modelin eş değeri eğitim niteliğine sahip diğer modeller de artan oranda uygulanmaktadır. EÇE’nin önemine binaen Brezilya ve Portekiz örneğinde olduğu gibi ülkeler yakın dönemlerde kapsamlı idari, hukuki ve mali reformlar yaparak kısa sürelerde % 100 okullaşma oranlarına ulaşmayı hedeflemektedirler.

 

Dr.Can Fuat GÜRLESEL

 

[Toplam:1    Ortalama:5/5]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin