İngilizce Öğrenmek Mi? – Rashin POURABBAS

1
836
ingilizce öğrenmek

İngilizce öğrenmek mi ? NEDEN

Sarı, yeşil, kırmızı, mor… Muhteşem renkleriyle birçok ders kitabı! Dilde tek bir kelime öğrenmenin yükünden kurtulmaları için öğrenenlere yardım etmek amacıyla en iyi dilbilim, ders ve müfredat tasarımcılarına iş vermeyi hedefleyen binlerce internet sitesi, dergi, magazin, yayın, program (ve elbette bunun ardında milyar dolarlık pazarlama ve yatırım)… Öğrenmek için bu kadar çok yol ama bu kadar az heves! Metotlar ne kadar yenilikçiyse bahaneler de bir o kadar yaratıcı! Bu paradoksu sorgulayan sadece ben olamam!

Eminim insanların İngilizce öğrenmesine ket vuran bir hayli neden veya etki vardır. Yok edilemeyecek kadar kesin olmaları ve başka birçok soruna yol açabilmeleri özelliğiyle kültürel faktörler içlerinde en önemlisi gibi görünüyor. Kültürel faktörlerin değişmez ve sabit olmaları nedeniyle yenilenmeleri yıllarca zaman alabilir. (tabi inşallah!)

Hepimizin bildiği üzere en iyi farkındalık kişinin çocukluğundan kaynaklanandır. İşte tam da bu noktada ilk öğretmen olarak ebeveynlerin ve toplumların rolü vurgulanmalıdır. Bu toplum-aile-çocuk döngüsü bireyin hayatındaki en mühim, öyle ki bir ömür sürüp gidebilecek yapıyı şekillendirebilir. ‘NEDEN’ dediğinizi duyar gibiyim. Sizin için daha somut ve zevkli hale getirmek adına bu durumu ilki burada olmak üzere mini makalelerle (fındık lahmacunlarla) kısaca belirteyim:

Birinci fındık lahmacun: Kültürel Özet

“Neden bir dil öğreniyorsun ki?” (Bu soruyu sorarak çocuğunuzda oluşturduğunuz psikolojik bariyerin farkında mısınız?)

Yetmedi mi artık bu soru? Tekrar tekrar sorarak zamanımızı boşa harcamadık mı? Şimdi gözünüzün önüne en verimli yıllarında bunu duyan bir çocuğu hayal edin. Bir şeyi öğrenmek için hiçbir sebep yoksa öğrenmek için kişi nasıl motive olabilir? Demem o ki zihninde bu soruyu hazmetmeye çalışan bir çocuğun hem ebeveynler hem de toplumlar tarafından göz ardı edilen ve/veya hoş karşılanmayan bir şeyi öğrenmesi için hevesli olmasını nasıl bekleyebilirsiniz?

Sonuç: Bugün okullarda İngilizce öğrenmek konusunda isteksiz, yarın 30 yaşında bireyler olmuş ancak mesleklerinde iyi bir noktaya gelebilmek için yabancı dilin öneminin farkına henüz varabilmiş öğrenciler. (ki bu hala içten olmanın aksine dışardan gelen bir motivasyon kaynağı!) En ilginç kısmı da bu sözde tümceleri (bana göre kuşkusuz bahaneleri) duymak:

* “Dil öğrenmeye erken yaşta başlamalısın.”

* “Bunun için çok yaşlıyım.”

* “İngilizce konuşulan bir ülkeye gitmezsen, dil öğrenmen imkânsız.”

* “Pratik yapmak için yeterli vaktim yok.”

veeeee

* ebeveynlerinin olduğu yere dönersek “İnsanlar neden dil öğrenir ki?”

Sadece birkaç nedenden bahsetmek gerekirse, fazla hümanist görünebilirim ancak deli hızıyla ilerleyen dünyamız istek ve hedefleri dünyayı değiştirmek olan daha fazla küresel bilinçli vatandaşa ihtiyaç duymaktadır; Paul Auster’ın dediği gibi dünyayı bulduğu değil, bulduğundan daha iyi biçimde bırakacak birçok insana… Birçok farklı dilde ve farklı alanda yazılan milyonlarca makale var. NEDEN onları paylaşmak için ortak bir yol bulmayalım ve insanlığı bir adım öteye taşımayalım? NEDEN çocuklarımıza yeni bir dil öğrenmenin yaşamlarında yeni ufuklar açacağını en başından göstermeyelim? NEDEN iletişimin keyfi konusunda onları bilinçlendirmeyelim? Peki ya tek bir cümle söyleyebilmenin ve dilleri sizinkinden farklı olan milyarlarca insan tarafından anlaşılmanın hazzı…?

Bir eğitimci olarak

* çocuklarınızı evrenselliğin farkında ve sorumlu bireyler olmak konusunda yetiştirmenizi

* onlara erken yaşta iletişim yoluyla başka bir dil bilmenin önemini göstermenizi

* ertelemeyi bırakıp dil öğrenmeleriyle ilgili bir şeyler yapmanızı (tabii onlar 30 yaşına gelmeden )

* her bir cümlenizin çocuklarınızda içsel motivasyon oluşturabileceğinin farkına varmanızı

* ve Birleşmiş Milletlere göre bir kimsenin İngilizceyi veya bilgisayar kullanmayı bilmeden 21. yüzyıl vatandaşı olamayacağını unutmamanızı rica ediyorum.

Bir fındık lahmacun daha?

Rashin Pourabbas

[Toplam:2    Ortalama:4/5]

1 Yorum

  1. Bir fındık lahmacun daha rica ediyoruz…
    Tüm yazdıklarınıza katılıyorum, öncelikle ailelerde bilinç oluşturulmalı, çocuklarımızda dil öğrenmek de dahil olmak üzere, temelde öğrenme isteği oluşturmalıyız. Dil canlı, yaşayan, nefes alan bir olgu, öğrenme isteği ile beslenmeli ve desteklenmeli. Çocuklarımızın dünyayı görmeleri ve kısıtlı ortamlarından çıkmaları gerekiyor, oğlum ile bu yıl yaptığımız Londra, Oxford ve Cambridge gezilerinde dil öğrenme isteği ile birlikte, bu konunun gerekliliği konusunda motivasyonunun arttığını umutla görüyorum. Eğitim sistemimizi diğer sistemler ile karşılaştırarak sorgulamaya başlaması, yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu görmesi bir başka umut kaynağı oldu bizim için. Eğer görebilirse değiştirmek için çaba sarf edebilir.
    Okulumuz ise bambaşka bir pencere açtı bize…
    Bilimsel düşünce ile yoğrulan, evrenselliğin farkında, sorumlu bireyleri hep birlikte yetiştirebilmek umuduyla ve saygılarımla.

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin