Müzik ve Tıp – Dr. İshak Özel TEKİN

0
507
müzik-ve-tıp

İnsanlığın tarihi kadar eskiye uzanan müzik, daha geniş bir düşünüşle insanlık öncesi dönemleri de ilgilendiren bir kavramdır. Tolkien’in Silmarillion’unda Tanrısal güç olarak betimlenen İluvatar, evrenin bir müzikten yaratıldığını söylerken, müzik bütün din ve inanışların doğasının ve ritüellerinin vazgeçilmezidir. Sesin iletilebildiği ve algılanabildiği her ortamda ifade bulan müzik insansız doğanın da ayrılmaz bir parçasıdır.

Kökleri bu kadar eskiye dayanan ve yaşamın her boyutuyla iç içe giren müziğin sağlık ve hastalıkla ilişkilendirilmemesi düşünülemez. Bu ilişkiler, müziği yapan kişinin ruh sağlığından, müzik türü ile dinleyen kişinin ruhsal durumuna, sağlıklı yaşamın bir parçası olarak müziğin değerlendirilmesinden, hastalığa göre dinlenmesi önerilen müzik türlerine kadar çok geniş bir bakış açısıyla, yüzlerce kez değerlendirilmiştir. Olayın, üretilen müziğin sağlıklı veya hastalıklı olmasına kadar ayrıntılı irdelenmesi müziği geleneksel tıp aracı olarak değerlendirmenin ötesine de taşımıştır. Goethe’nin : “Sağlıklı olan klasik’tir, romantik hastalıklıdır.” sözüyle müzik tarihinin köşe taşlarının bile sağlık ve hastalık tanımla-malarıyla karşılandığını görebiliriz. “Müzik ve Tıp” genel başlığı, dinlenen müziğin sağlık ve hastalık düzeyindeki etkisi dışında, müzisyenlerin sağlığını, şarkı söylemek ve bir müzik aleti çalmanın sağlık üzerindeki etkilerini de içermektedir.

Eski çağlardan farksız olarak günümüzde de bilimsel sonuçlarla, asılsız söylentilerin iç içe girdiğini görmekteyiz. Bu korkuyla, bu kapsamlı konuya sonundan, yani modern bilimin onayladığı müzik tedavilerinden başlamayı düşünmekteyim. Modern bilim, müziğin insanın fiziksel, zihinsel, ruhsal ve moral alanlarını etkilediğini çok sayıda çalışma ile göstermektedir. Doğru müzik türleri ve uygun kullanımla, müziğin fizyolojik etkilerine bakıldığında;

-Metabolizma hızını düzenlediği

-Özellikle icracılarda, solunum sistemini güçlendirdiği

-İç salgıları etkilediği

– Kas sağlığını olumlu yönde etkilediği

-Bağışıklık sistemini güçlendirdiği

-Dinleyici ve icracılarda, sinir sistemi ve dolaşım sistemini doğrudan etkilediği

-Şarkı söylemenin ses organlarını organize ettiği, konuşmayı düzelttiği ve ses-işitme koordinasyonunu geliştirdiği

-Basit ritm ile birleştirilen müziğin birçok pelteklik ve kekemelik olgusunda tedavi edici olduğu gösterilmiştir.

“Sağlık, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir.” tanımlamasıyla bakıldığında, yaşamın bu vazgeçilmezinin önemi daha iyi anlaşılabilir. Günümüzde müzik, başlıca iyilik halini yükseltmek, stres yönetimi, ağrının hafifletilmesi, duyguların ifadesi, belleğin artırılması, iletişimin düzeltilmesi, fiziksel rehabilitasyonun sağlanması, özellikle kanserli hastalar ve yoğun bakım gerektiren hastalarda bağışıklık sisteminin desteklenmesi gibi alanlarda yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Sadece bu alanda yayın yapan, SCI’e (Bilimsel Atıf İndeksi) kayıtlı bilimsel dergilerin çokluğu dikkat çekmektedir. Journal of Music Therapy, Journal of the American Association for Music Therapy, Music Therapy Perspectives, The Arts in Psycho-therapy, Journal of the Association for Music & Imagery, The Australian Journal of Music Therapy, The Nordic Journal of Music Therapy, The British Journal of Music Therapy ve The New Zealand Society for Music Therapy Journal bu dergilerin en önemlileridir.Bunun dışında onlarca tamamlayıcı tıp (Complementary Medicine) dergisi, yüzlerce genel ve özel tıp dergisi müzik tedavisi ile ilgili yayınlara yer vermektedir.

Müzik tedavisi; doktorlar, psikologlar, sosyal çalışmacılar, hasta yakınlarının ve zaman zaman müzisyenlerin katılımıyla oluşan bir takım çalışmasıdır. Gerçek anlamda başarı sağlamak için eğitimli müzik terapistleri tarafından uygulanması önerilmektedir.

Müzik tedavileri ve uygulama alanlarına yakından bakıldığında, müziğin olumlu etkilerinin en iyi gözlemlenebileceği alan en geniş anlamıyla “stres”tir. Stres, sebebi ne olursa olsun tüm vücut sistemlerini etkileyen bir durumdur. Tek başına stresin azaltılması bile birçok hastalığın tedavisinde önemli yol alınmasını sağlamaktadır. Müziğin, stresi azaltmasının mekanizmaları hala tartışmalı olmasına rağmen, kalp hızının azalması, ağrı toleransının artması, anksiyete ve depresyonun azalmasına ilişkin objektif bulgular tatmin edicidir. Bağışıklık sistemindeki etkileri ise kalite ve sayısal açıdan oldukça açık bir şekilde ortaya koyulmuştur. Nuoez ve arkadaşlarının gürültü ile (100dB) stres oluşturulan farelerde yaptıklan çalışmada, müziğin hem bağışıklık sistemi organlarının boyutları hem hücrelerin sayı ve işlevleri üzerindeki olumlu etkileri gösterilmiştir. Bu çalışmada, müzik dinleyen hayvanlarda stresle azalmış olan timus ve dalak ağırlıkları ve bu organlarla, kandaki bağışıklık sistemi hücrelerinin sayısının arttığı gösterilmiştir. Sayısal artışlar dışında söz konusu hücrelerin etkinliklerinin de belirgin olarak düzeldiği rapor edilmiştir. Aynı hayvanlarda deneysel olarak oluşturulan kanserde yayılımın, müzikle azaltıldığı da saptanmıştır. Bu ve buna benzer çalışmaların ışığında, birçok ülkede kanser hastalara, klasik tedavilerin yanında tamamlayıcı olarak müzik tedavisi almaktadır. Risberg ve arkadaşları, European Journal of Cancer’de 2004 yılında yayınlanan makalelerinde, müzik tedavisinin kanser hastalarındaki uygulama alanlarına baktıklarında % 75 Tamamlayıcı Tıp, %17 Alternatif Tıp, %1 Klasik Tedavi dağılımına sahip olduğunu saptamışlardır. Müzik tedavisi alan hastaların %7’si bu alanlardan herhangi birine sokulamamıştır.

Florida Eyalet Üniversitesi’nden Pelletier’nin yaptığı bir meta-analizde, stres yönetiminde müziğin etkisi 22 çalışmanın değerlendirilmesiyle ortaya konmuştur. Bu meta-analize göre müzikle stresin azalması, yaş, yardımcı gevşeme teknikleri, müzik tercihi, önceki müzik deneyimleri gibi faktörlerden önemli düzeyde etkilenmektedir. Whipple ve arkadaşlarının 9 çalışmayı içeren meta-analizinde, otistik çocuk ve adolesanlarda çeşitli müzik türleriyle gerçekleştirilen müzik tedavisinin başarısına işaret edilmektedir. Alzheimer hastalığı, kemik ağrıları, ameliyat sonrası ağrıları, kalp rehabilitasyonu, depresyon, anksiyete,

psikozlar, dikkat eksikliği, çeşitli kronik hastalıklar üzerinde yapılan yüzlerce çalışma, müzik tedavisinin uygulama boyutlarını ortaya koymaktadır.

Konsantrasyon ve dikkati artırmasıyla, gerginlik ve stresi azaltmasıyla, müzik dinlemek mükemmel bir deneyimdir. Bu arada diğer canlıların da müzikten olumlu yönde etkilendiği bilinmektedir. Müzik dinleyen ineklerin daha fazla süt verdiği, atların ve develerin müzikle rahatlayıp daha kolay kontrol edilebildiği, bitkilerin daha hızlı serpilip büyüdüğü ilginç gözlemlerdir. Bütün bunlara rağmen müzik sadece hastalıkların tedavisi için kullanılan bir ilaç gibi düşünülmemeli, modern dünyanın faydacı kıskacı içinde sıkıştırılmamalıdır. O, yaşamımızın güzel bir parçası olarak kabul edilmeli “gök kubbemizde bir hoş seda” olmaya da devam etmelidir.

Dr. İshak Özel TEKİN

[Toplam:2    Ortalama:4.5/5]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin