Neyin Muhafazası? – Melik Fırat İLHAN

0
348
muhafaza

NEYİN MUHAFAZASI

Muhafaza basit anlamda koruma, saklama; muhafazakar ise koruyan, saklayan demektir. Buradaki koruma ve saklama sözcükleri uzun zaman içinde bir milletin bin bir zahmetle  oluşturduğu bütün değerleri kapsar. Allah’ın insana verdiği doğal çevre ve insanın aklıyla gönlüyle yarattığı maddi-manevi güzellikleri yıpratmadan bir sonraki nesle aktarmak, bu değerleri devralan yeni neslinse bunlara gözü gibi bakması muhafazakarlığın en belirgin özelliğidir. Bu itibarla muhafazakar, devraldığı değerlerin üzerinde her türlü tasarrufu yapma hakkına sahip bir aymaz değil, bu değerleri yıpratacak her tür eylemden kaçınması gereken bir emanetçidir. Elbette zamanın şartları, doğanın kendi içindeki dönüşümü insanı birtakım değişikliklere zorlar ancak şartlar ne olursa olsun hiçbir şey yeni nesillerin eski güzelliklerinden mahrum bırakılmasını mazur göstermez. Mühim olan yeniyle eskiyi birbirine zarar vermeyecek biçimde yaşatmaktır. İşte burada insanın ufku, birikimi, bu işleri ne kadar önemsediği ortaya çıkar. Akıllara “Bizde gerçek anlamda mufazakar var mı?” sorusunu getirir. Bu soruya aklı selimin vereceği cevap maalesef “çok az” dır.

Niçin bizde gerçek muhafazakar çok azdır?

Çünkü muhafazakar;

  • Kendi tarihi ve kültürünün yanında bütün medeniyetlerin tarihini, kültürünü bilip idrak edecek derin bilgi ve görgüye sahiptir.
  • Hatıralara sonsuz hürmet gösterir. Hatıraların çoğunlukla dilinde ve yaşadığı çevrede olduğunu iyi bilir. Onları yok etmemek için diline ve çevresine sahip çıkar.
  • Dilini geliştirmeyi namus meselesi eder. Karşılığı olan yabancı sözcüklerin (hangi dilden olursa olsun) dilini istila etmesine izin vermez. Dilinin, dünya dili olması için çabalar.
  • Tarihe saygılıdır. Tarihi eserleri gözü gibi korur. Gözü önünde bütün tarihi eserler yok olurken kılını kıpırdatmadan oturmaz. Ülkesindeki bütün tarihi eserlere hangi medeniyete ait olursa olsun insanlık adına sahip çıkar. Restorasyon işini en ucuz fiyatı verene değil, işin ehline ihale eder.
  • Kütüphaneler, yazma eserler, müzelerini her şartta çok önemser ve onları korur.
  • Başta edebiyat ve müzik olmak üzere bütün sanat eserlerine sahip çıkar. Üstün bir estetik zevke sahiptir. Bütün bayağılıklardan uzak durmaya çalışır.
  • Bütün kültür ürünlerini derler ve gelecek nesillere aktarır.
  • Doğal çevreyle uyumlu yollar, köprüler, barajlar inşa etmek için çabalar.
  • Gelişmek adına doğal çevreyi, tarihi eserleri, insanların hatıralarında yer eden yerleri, yapıları; ticaret merkezleri ve gökdelenler yapmak için yok etmenin tek kelimeyle basitlik olduğunu bilir.

Bu maddelere baktığımız ve bunların üzerinde biraz düşündüğümüz zaman ülkemizde hangi görüşten olursa olsun muhafazakar tabirinin muhatabı olacak çok az insan olduğunu daha iyi anlarız. Kendini muhafazakar diye niteleyenlerin, yetki sahibi olduklarında yaptıklarına baktığımızda bu tabirin uzağından bile geçemediklerini üzülerek görüyoruz. Hele bir de muhafazakar demokratların yaptıklarına bakınca onların bu tabiri “Siz nesiniz?” diye bir soruyla karşılaştıklarında kendilerini anlatmak için kulağa hoş gelen ve oy toplama imkanı olan bir niteleyici olarak seçtiklerini düşünmeden edemiyoruz.

Haydarpaşa Garını, Marmara Üniversitesinin arazisi içindeki tarihi eserleri yıktırıp bunların yerine ticaret merkezleri, gökdelenler inşa ettirme görgüsüzlüğüne hiçbir gerçek muhafazakar izin vermez. Bu tarz icraatlar sadece ve makam kazanıp sınıf atladığını zanneden sonradan görmelere yakışır ve dünyadaki gördüm delisi yabancılar dışında kimsenin ilgisini çekmez. Bugün bu bölgeye böyle yapılar diktirmeyi düşünen muhafazakar demokrat İstanbul aşıkları yarın: “Topkapı Sarayı’nı da otel yapalım, önüne de bir yat limanı konduralım, İstanbul’da turizmi patlatalım.” derlerse kimse şaşırmasın.

Boğazın nazlı kuğuları vapurlar yerine deniz otobüsleri, taksileri koymak; iskele-liman yerine terminaller yapmak; trafiği rahatlatmak için ‘üç beş köprü daha lazım’ demek, bunları yaparken hayatı kolaylaştırmak bahanesinin arkasına sığınmak, kişinin ya savunduğu zannettiği değerlere yabancı olduğunun göstergesidir ya asfalt kültürüyle ülke yönetmenin.

Şimdilerde Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere muhafazakar değerleri önemseyen pek çok kişi İstanbul ve diğer şehirlerimize yakışmayacak binalar yaptıklarını üzülerek itiraf etmektedirler. Doğrusu Sinanları yetiştiren bir medeniyetin temsilcileri olarak böylesi çirkin yapılarını inşa etmek bizlere hiç yakışmıyor.

İstanbul’a hizmet etmek isteyen değerli yöneticilerimiz için isterlerse şöyle bir tavsiye listesi hazırlayabiliriz:

  • Boğazın siluetini bozacak hiçbir yapıya izin vermeyin. Boğaz sahillerine yüksek mimarlık ürünü kültür ve Ar-Ge merkezleri, konser salonları, sağlık turizmi için ihtisas hastaneleri, parklar, plajlar, spor tesisleri, film platoları inşa ettirerek buraları başta üniversitelerimiz olmak üzere halkımızın hizmetine sunun.
  • Semtlerimizin tarihi kimliklerine dönmelerini sağlayın. Mesela Kadıköy’ün lale bahçelerini, Beyoğlu’nun beylerini geri getirin.
  • İstanbul Boğazı’ndan tehlikeli madde taşıyan gemilerin geçmesine izin vermeyin. Serseri gemilerin yalılarımıza misafir olmalarına müsade etmeyin.
  • Belli semtlere sadece deniz ve demir yoluyla ulaşımı sağlayın. Zamanla şehirdeki hatta bütün Türkiye’deki deniz ve demir yolu taşımacılığını kara yolunun önüne geçirin. Böylece ülkemizi asfalt kültüründen kurtarırsınız.
  • İstanbul’da bakımsızlıktan çürüyen tarihi eserleri, müzeleri beyaz çimento kullanmadan, Süleymaniye Camisine pisuvar taktırmadan restore ettirin; şehri depreme karşı dayanıklı ve güvenli hale getirin.
  • İstanbul Boğazı’nın, Süleymaniye’nin muhteşem siluetini medeniyetimizin en değerli varlıklarıdır. Bu güzelliklerin görgüsüz gökdelenlerle hiç edilmesine izin vermeyin.

Tarihi eserlerimiz, edebiyatımız, müziğimiz en ince zevklerimizdir. Bayrağımız, dilimiz kadar değerli emanetlerimizdir. Bize düşen onlara gözümüz gibi bakıp onları en iyi en güzel halleriyle gelecek nesillere teslim etmektedir. Sadece böyle yapınca dünyanın saygın insanları haline geliriz.

Melik Fırat İLHAN

 

[Toplam:2    Ortalama:5/5]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin