Princeton Üniversitesi: Yüksek Öğrenimde Saygınlığın Adı

0
337
princeton üniversitesi

Princeton Üniversitesi, 1746 yılında. ABD’nin 4. üniversitesi olarak kurulmuştur. 150 yıl boyunca New Jersey Koleji olarak bilinen Princeton, 1896 yılında kendisine ev sahipliği yapan Princeton kasabasını onurlandırmak adına “Princeton” adını almıştır. Princeton kasabası New York’a trenle bir saat uzaklıkta, küçük, üniversite sayesinde gelişmiş bir kasabadır. Suç oranının çok düşük olduğu Princeton, sakinliği ve iklimiyle üniversite eğitimi için dört dörtlük bir mekandır. 

Dünyanın ilk on üniversitesi arasında kendine her zaman yer bulan Princeton, non-profit yani kar amacı gütmeyen vakıf üniversitelerinin başında gelen, dünyada bilimin gelişmesine çok büyük katkılar yapan bir üniversitedir. 

Dünyanın önde gelen araştırma enstitüsü ve en iyi lisans eğitimi veren üniversitesi olmak amacıyla kurulan Princeton Üniversitesinin öğrencileriyle çok yakın ilişki içinde olan akademisyenleri ve lisans eğitimine odaklanmış imkanlarıyla bu amacına büyük oranda ulaştığı söylenebilir. 

Princeton’un felsefesi, öğrencilerin profesörlere istedikleri her an erişebilecek durumda olmasıdır. Bir öğrenci, günün herhangi bir vaktinde profesörünü arayabilir, kampüsun yakınlarında oturan profesörü ziyaret edip, dersi konusunda yardım alabilir. Amerika’nın önde gelen düşünür ve köşe yazarları birinci sınıftan itibaren Princeton öğrencilerine açık olur. New York Times’ta haftada iki kere ekonomi yazıları kaleme alan Paul Krugman, Amerikan Merkez Bankası eski başkanı Ben Bernanke ve Türkiye’yi de ziyaret eden dünyanın en önemli hayvan hakları savunucusu Peter Singer bunlardan sadece bazılarıdır. Yüksek öğretimle ilgili herkesin adını hep saygıyla andıkları Princeton Üniversitesi; Matematik, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimlerde dünyanın en iyi akademisi kabul edilmektedir. Kimya, Ekonomi, Edebiyat, Fizik vb. alanlarda Nobel ödülü alan otuzdan fazla bilim adamı yetiştirmiş olması da bu kanaati doğrular niteliktedir. Hukuk, İşletme ve Tıp fakültelerine sahip olmaması da Princeton Üniversitesine doğa bilimleri ve sosyal bilimlerde önemli araştırmalar yapma, böylece bu alanlarda büyük başarılarla haklı bir şöhret kazanma imkanı vermiştir. 

Araştırmalarıyla dünyada bilimsel çalışmaların seyrini değiştiren ünlü fizikçi Albert Einstein ve ‘Oyun Teorisi’ yle birçok paradigmayı yıkan matematikçi John Nash’ in hayatlarının büyük kısımlarını geçirdikleri ve büyük buluşlarını yaptıkları yer olan Princeton Üniversitesi, bu iki dahinin ders verdikleri oditoryumları ve çalışma odalarını hala aynen saklamaktadır. 

Amerikan başkanlarından Woodrow Wilson’un yetiştiği; Steve Forbes, Cornel West, Bernard Lewis, Heath Lowry gibi ünlü sosyal bilimcilerin ders verdiği Princeton Üniversitesi, kütüphanesiyle de dünyadaki üniversiteleri imrendirecek bir yapıya sahiptir. Princeton Kütüphanesi, büyük Firestone Kütüphanesinin yanında alanlara göre ayrılmış on üç ayrı kütüphaneden oluşmaktadır. Kütüphane 6 milyon 200 bin kitap, 6 milyon 300 bin mikrofilm ve on iki kilometre civarında manuskriptten oluşmaktadır. Bunun yanında büyük bölümü internet üzerinden de erişilebilir durumda olan kütüphane sayesinde öğrenciler odalarından çıkmadan araştırma yapabilecek durumdadır. Kütüphanede Shakespeare’in eserlerinin ilk baskısından Aztek haritasına kadar çeşitlilik gösteren değerli eser bölümü de mevcuttur. Bütün bu eserleri, öğrenciler ödünç alınıp okuyabilir; yani isteyen öğrenci, Shakespeare’in 16. yüzyılda yazdığı kitabın ilk baskısını evine götürüp okuyabilir. 

Beş öğrenciye bir akademisyen tahsisiyle ile Amerika’da ve dünyada ilk sıralarda yer alan Princeton Üniversitesi, dünyada en çok tercih edilen üniversitelerin de başında gelmektedir . 

Lisans, yüksek lisans ve doktora programlarında Türk öğrencilerin de bulunduğu Princeton Üniversitesine kabulün birçok şartı vardır: Başvuranların SAT ve (Amerikalı değillerse) TOEFL gibi sınavların yanında, lise not ortalamalarının da çok yüksek olması gerekmektedir (Princeton Üniversitesi öğrencilerinin %94’ü liselerinde ilk %10 içinde yer almaktadır). Bütün bunların yanında okul dışı etkinliklere, gençlik konferanslarına katılmak; edebiyat, sanat veya spor alanlarında büyük başarılar kazanmış olmak başvuranları bir adım öne geçirmektedir. Bunların yanı sıra başvuranlardan kendilerini tanıtan kompozisyonlar istenir. Bu kompozisyonlarda sorulan sorular “Neden Princeton?” dan, “Bir boş yılınız olsaydı ne yapardınız? ” a kadar uzanır. Böylece her öğrencisinin karakterini çok yakından tanıma fırsatı bulan kabul komitesi, kabul edeceği veya etmeyeceği öğrenciler için son kararını verir. Her sene kabul edilen 1200 civarı öğrenci, başvuranların %10’undan azını oluşturmaktadır. 2004-2005 öğretim yılında başvuranların sadece %9’u Princeton’a kabul edilmiştir. Princeton’da öğrenim gören 7000 civarındaki öğrencinin yarısı lisans, yarısı lisans üstü programlardadır. 

Princeton Üniversitesi, öğrencilerinin farklı alanlarda ileri gitmelerini ister. Üniversite içinde bir matematikçi şair veya çok iyi resim yapan bir Amerikan futbolcusu görebilirsiniz. Bunun sebebi üniversitenin öğrencilerine çok farklı alanlardan ders almak zorunda bırakmasıdır. Princeton Üniversitesinde lisans eğitiminden mezun olabilmek için öğrencilerin; 

– İngilizce dışında en az bir yabancı dil bilmeleri (Türkçe buna dahildir), 

– Akademik lisanda yazmayı öğrenmelerini sağlayan en az bir ders almaları, 

– Alanları ne olursa olsun iki fen, bir tarih, bir felsefe, bir etik, bir matematik, iki sanat/edebiyat, iki de sosyal ders almaları zorunludur. 

Princeton Üniversitesi, mezunları ile bağlarını hiç koparmaması sayesinde dünya çapında bir bağış toplama programına sahiptir. Üniversitenin sermayesi 10 milyar dolardan fazladır ve bu kaynağın çoğu lisans eğitiminde kullanılmaktadır. Bu rakam, Türk Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine yakındır. 

Princeton Üniversitesi bu bütçenin çoğunu öğrencileri için oluşturduğu burs fonuna aktarmaktadır. Bu uygulama sayesinde -diğer okulların aksine- öğrencilerine sonradan ödemek koşuluyla “kredi” vermek yerine, istedikleri bursu onlara hemen tahsis etmektedir. Bu uygulama öğrencilerin Amerikalı olup olmamasına bakılmaksızın yapılmaktadır. 

[Toplam:6    Ortalama:4/5]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin