Tema Vakfı Çevre Eğitimi Yaklaşım – Celal ERGÜN

0
147

Çevre eğitiminin esası, Ekolojik Okur-Yazarlık; büyük resmi görebilmek için bütün disiplinlerle ilgili bilgileri birleştirip bir senteze varma becerisidir.

Çevre eğitiminden amaç; insanları, gezegenimizdeki yaşamı tehdit eden çevre sorunlarının çözümü için çaba göstermeye yönlendirmek ve bu konuda gerekli tutum ve davranış değişikliği oluşmasını sağlamaktır. Bu programa katılan kişiler, doğal kaynakların daha verimli kullanımının gereğini anlamaya başlamalı ve onları bir kaynak değil doğal varlık olarak görmelidir.

Eğitimcilerin en önemli görevlerinden biri, çocukları ve yetişkinlikleri çevre konusunda bilgilendirmektir: doğal çevre nasıl işler, insanlar çevreye ne kadar bağımlıdır ve çevreyi ne kadar etkilemektedir.

“Çevre Eğitimi” kavramı son derece açık bir kavram olarak görünmektedir; ancak bu eğitimi verebilmek için eğitim sisteminde büyük değişikliklerin yapılması gerekir. Günümüzde eğitim, disiplinler arası ayrılığı öğretmektedir. Siyaset bilimi, ekonomi, ahlak felsefesi, antropoloji, biyoloji, psikoloji, kimya ve termo-dinamik gibi disiplinler, birbirleriyle bağlantılı olduklarında çevrenin durumunu açıklayabilmelerine karşın, birbirlerinden ayrı tutulmaktadır. Çevre eğitiminin ilk adımı, çevre ve çevre sorunlarının kapsamlı bir şekilde kavranmasını sağlayan disiplinler arası bir eğitim sistemini uygulama olmalıdır. O nedenle ilk bakışta birbirinden tamamen farklı gibi görünen disiplinlerin hepsinin öğretim ve eğitimi birbirinden bağımsız ve tamamen ayrı olarak değil, aralarındaki organik bağlar göz önünde bulundurularak bir bütün halinde yürütülmelidir; ancak o zaman, çevre ve çevreye ilişkin sorunlar da çok daha kolay ve çok çeşitli yönleriyle kavranılmış olur.

Sağlıklı hava, temiz içme suyu, güvenli besin kaynakları ve gezegenimizdeki biyolojik çeşitliliğin korunması, kısacası çocuklarımıza bırakmakla gurur duyacağımız bir dünya. Seçim bize aittir.

Çevre eğitimi, yoğun olan müfredat programlarına yeni bir ders olarak eklenmemeli, yeni bir bakış açısı ile dört geniş müfredat alanında yer almalıdır. Bunlar İnsani Bilimler (Antropoloji), Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri, Yaban Hayatı ve Açık Hava Çalışmalarıdır.

Çevre eğitimi ortamları sınıf, okul, toplum ve doğal alanlar olup, doğal alanlar ağırlıklı olarak çevre eğitimi ortamı olarak yer almalıdır.

Çevre eğitiminin etkili olabilmesi üzerinde rol oynayan faktörlerden biri de, çevre eğitiminin verildiği ortamların niteliğidir. Örneğin doğal dengenin bozulduğu, doğallıktan tamamen uzak, insan etkisinin ağırlıklı olduğu ortamlarda çevre eğitimi yapılması hatalıdır; çünkü böyle bir eğitim, öğrencilere, doğaya karşı yaptıkları olumsuz eylemlerden doğan ekolojik sonuçları göz ardı etmeyi öğretmektedir.

Bugünkü çevre eğitiminin esası, Ekolojik Okur-Yazarlık ; büyük resmi görebilmek için bütün disiplinlerle ilgili bilgileri birleştirip bir senteze varma becerisidir. Bu bilinçlenmeyi sağlayacak bir eğitim, her şeyden önce bütünsellik ilkesine göre çeşitli disiplinlerle ilgili bilgileri birleştirip bir senteze varma becerisini kazandırmalıdır.

Bu tür bir deneyimi elde etmenin en iyi yollarından biri de insanların kendi kurum, kuruluş ve mahallelerinin ekolojik yönetimine yardımcı olmalarını sağlamaktır. Örneğin okullarda ve üniversitelerde öğrenciler ve idareciler bir araya gelerek plastik, organik atık ve kağıt toplamayı hedefleyen bir kampüs içi geri dönüşüm programı uygulayabilir. Yine evlerimizde, okullarımızda, kışlalarımızda ve kurumlarımızda plastik atık kapları değerlendirerek, bunlar içinde tohumdan fidan yetiştirip çok arazileri, kentleri veya yaşadığımız çevreyi yeşil bölgeler haline getirmek amacıyla, bir ağaçlandırma çalışmasının öncülüğünü yapabiliriz. (Tohumlar yerel çevreden olmalıdır. Aksi takdirde genetik kirliliğe sebep olabiliriz.) TEMA Vakfı 1998 yılında başlattığı 10 Milyar Meşe Tohumu Ekimi Kampanyası ile ülkemizde ağaçlandırma faaliyetlerine öncülük etmek amacıyla örnek uygulamalar gerçekleştirmektedir.

Sonuç olarak, çevre eğitiminin beklentilerini şu şekilde sıralayabiliriz. Sağlıklı hava, temiz içme suyu, güvenli besin kaynakları ve gezegenimizdeki biyolojik çeşitliğinin korunması, kısacası çocuklarımıza bırakmakla gurur duyacağımız bir dünya. Seçim bize aittir. Doğru seçimi yapmak ve bu doğrultuda gereken baskıyı kurmak, eğitimli vatandaşlardan oluşan sivil toplum ile gerçekleştirilecektir.

Celal ERGÜN

Tema Vakfı Eğitim Bölümü Başkanı

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin