TEOG’un Yerini Alması Gereken İdeal Sınav Bakanlığın Çekmecesinde! – Selçuk ŞİRİN

0
405
selcuk-sirin

TEOG sınavı, Google hafızasını ölçen saçma sapan bir sistemdi.

Öyle olduğu için de TEOG ilk gündeme geldiğinde pek çok uzman gibi ben de itiraz etmiştim. O dönemde şu adresten indirebileceğiniz detaylı bir de rapor yazmıştık. Ol sebep, TEOG iyi ki kalktı, diyor ve bu tecrübeden gereken dersleri çıkartacağımızı umarak yerine gelecek sistem için bir öneride bulunmak istiyorum. Olabildiğince kısa ve somut yazacağım zira biliyorum ki uzun raporlar okunmuyor.

TEOG’un yerine ne gelmeli?
Öncelikle TEOG’un temel eğitimden gelen milyonlarca öğrenciyi orta öğretim kurumlarına yerleştren bir araç olduğunu hatırlayalım. Araç ortadan kalksa da sorun ortada duruyor. Ortaokuldan mezun olan 1 Milyonu aşkın çocuk liselere nasıl yerleştirilecek? Bu sorunla bir tek biz uğraşmıyoruz. Dünyanın her yerinde belli okullara talep, kontenjanın üstünde oluyor. Ve evrensel olarak baktığımızda ortaya dört farklı kayıt kriteri ortaya çıkıyor: Adrese dayalı yerleştirme, okul notlarına dayalı yerleştirme, sınava dayalı yerleştirme ve bireysel portfolyeye dayalı yerleştirme. Kimi sistem, bu kriterlerin hepsini kullanılıyor, kimi sistem de sadece bir kritere göre seçim yapıyor. O hale yanıtlamamız gereken ilk soru şu: Türkiye’de ortaöğretime geçiş için hangi kriter ya da kriterlere göre öğrenciler yerleştirilmeli? Tek tek inceleyelim.

Türkiye’de adrese dayalı sistem yoksul çocukların aleyhine işler!
Adrese dayalı sistem demek, her çocuğun ikamet ettiği yere göre bir okula yerleştirilmesi demek. Başta Avrupa olmak üzere dünyanın pek çok yerinde yaygın olarak kullanılan bu yöntemin işlemesi için okullar arası kalite farkının çok az olması gerek. Bir başka ifadeyle, iyi okulların bir semt, il ya da bölgeye yığıldığı ülkelerde adrese dayalı yerleştirme yoksul çocukları kalitesiz okullara mahkum etmekten başka bir işe yaramıyor. O nedenle adrese dayalı sistem okullar arası kalite farkının çok düşük olduğu, yani eğitimde fırsat eşitliğinin tüm ülkeye yayıldığı ülkelerde çok rahat bir şekilde işliyor. Örneğin Finlandiya’da okullar arasındaki başarı farkı yüzde 10’u geçmediği için kimin nerede doğduğu çocuğun kaderini belirlemiyor. Ancak başarı farkının önemli bir kısmının öğrenciler arası değil okullar ve bölgeler arasındaki okul kalitesi farkından kaynaklandığı Türkiye’de bu sistem işlemez. Yine de bu sisteme geçilirse eğer, haberlerde bir daha falan köyde çoban filan okulu kazandı haberleri duyamayız. Ancak bir gün kaliteli eğitimi ülkenin her yanına eşit şekilde taşımayı başarırsak bu sistemi kullanabiliriz.

Kaynak ve haberin devamı.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin