Tunç Çağı’na Ait Demir Silah ve Aletlerin Dünya Dışı Menşeye Sahip Olduğu Bulundu!

0
206
tunç çağı

Tunç Çağı uygarlıkları, demir cevherini eritmeyi öğrenmeden önce demir silahları yapmayı nasıl başardılar? Görünüşe göre evrenden biraz yardım aldılar çünkü Tunç Çağı’na ait demir eserlerin birçoğu dünya dışı kökenlere sahip gibi görünüyor.

Fransız bilim insanı Albert Jambon, antik dünyadaki Tunç Çağı kültürlerine ait çok sayıda demir eser üzerinde jeokimyasal analiz yapılabilen yeni bir araştırma konusunda çalışıyor. Jambon’un bu konuda Journal of Archaeological Science’ta yayımlanan bulguları, bu antik eserlerin çoğunun uzaydan gelen demir gök taşlarından yapıldığını ortaya koyuyor.

Bu eserler; Mısır Gerzeh’te bulunan boncuklar (M.Ö. 3200), Türkiye’de Alacahöyük’te çıkarılan bir hançer (yaklaşık M.Ö. 2500), Suriye’de Umm el-Marra’da bulunan bir kolye (yaklaşık M.Ö. 2300), Suriye’de Ugarit’te ulaşılan bir balta (M.Ö. 1400), Çin’de Shang hanedanından gelen eserler (M.Ö. 1400) ve Tutankamon’un hançeri, bilekliği ve kafa dayanağından (M.Ö. 1350) oluşuyor.

Jumbon, X-ışını floresans spektroskopisi olarak bilinen bir teknik kullanarak bütün bu Tunç Çağı eserlerinin yüksek ihtimalle gök taşı demirinden dövülmüş olduğunu keşfetti.

Bilim insanları, materyallerin içinde nikel izi arayarak bunu ortaya çıkarabiliyorlar. Dünya ve diğer gezegenler gibi gök cisimleri oluştuğunda neredeyse tüm nikel eriyik, demir çekirdeğine doğru sürüklenir. Bu nedenle yüzeydeki demir cevherinde nikel bulmak zordur. Bununla birlikte gök taşları, çoğunlukla etrafa kaya parçaları saçan parçalanmış bir gezegenin neticesidir. Parçalanma sonrasında gezegenin derinliklerinden nikel ve kobalt çıkar. Demir yüksek miktarda nikel ve kobalt içeriyorsa bunun Dünya yüzeyinde bulunan demir cevherlerinden değil de bir gök taşından geldiğini söylemek yerindedir.

Gök taşı demirinin eritilmeye ihtiyaç duymaksızın “hazır” halde gelmesine rağmen Jambon, bu uygulamanın o kadar yaygın olmadığını savunuyor. Çalışmasında temel olarak eserlerin jeokimyasal kökenlerini inceleyen Jambon, bu eserlerin ardındaki tarihsel veya kültürel eğilimlere değinmez. Bununla birlikte gök taşı demirlerinin toplumun üst tabakası ve onların en değerli eşyaları için ayrıldığını varsaymak yanlış olmaz. Jambon, dünyaya ait demir cevherinin nasıl eritileceği öğrenildikten sonra Demir Çağı’na kadar neredeyse gök taşı demiri kullanımından tamamen vazgeçildiğini belirtiyor.

Geçen yıl bilim insanları, Eski Mısır’ın kötü şöhretli çocuk firavunu olarak adlandırılan Tutankamon’un gök taşı kökenli demirden dövülmüş bir “uzay hançeri” olduğunu keşfettiler. Bu projedeki araştırmacıların deyişiyle gök taşlarının kullanılması, eski insanların “bu nadir demir parçalarının gökyüzünden düştüğünün farkında” olduğuna işaret ediyor.

[Toplam:4    Ortalama:4.5/5]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen isminizi girin